SON DUYURULAR
Ramazan Bayramımız Kutlu Olsun
19 Mart 2026
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü
18 Mart 2026
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun
07 Mart 2026
Engelli Vatandaşlar Eylem Süreci İçin Düğmeye Basacak - Batman Şubesi
17 Kasım 2025
İmza konusundaki Görme Engelliler Yürüyüşü - CİHAN
17 Kasım 2025
Karanlığın içerisinde ışığı bulmaya çalışan birine nasıl yardımcı olursunuz? Gönüllü öÄŸretmenler bu sorunun cevabını görme engellilere ders anlatarak veriyor… Derya Kavak Görme engelliler için bir satır kitap okumanız onları mutlu edecek ÅŸeyler arasında çünkü sosyal yaÅŸamlarını devam ettirmek ve öÄŸrenmek istiyorlar ama çoÄŸu zaman öÄŸretecek birini bulamıyorlar. Bu nedenle, büyük bir özveriyle kendilerine ders anlatan gönüllü öÄŸretmenlerin sayısının artmasını istiyorlar. Biz de Türkiye Görme Engelliler DerneÄŸi’nin Kadıköy’deki Genel Merkezi’ni ziyaret ettik. O gönüllülerden biri olan Tuba Cesur ile konuÅŸtuk… Öncelikle sizi biraz tanıyalım. Kendinizden bahseder misiniz? 1977 Ankara doÄŸumluyum.1979 yılından beri ailemle İstanbul’da yaşıyorum. İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nden mezun oldum. İki yıldır çalışmamakla beraber, öncesinde lojistik sektöründeydim. Åžu anda kendimi farklı alanlarda geliÅŸtirmek istediÄŸim için çeÅŸitli kurslara katılıyorum; pastacılık, dijital ve sosyal medya pazarlama, takı yapımı, dikiÅŸ… vs. Ne zamandır görme engellilere gönüllü olarak ders veriyorsunuz? Aslında Görme Engelliler DerneÄŸi’ne geçtiÄŸimiz yıl gelmiÅŸtim ancak uygun ÅŸartları yaratamadığım için ders anlatma çalışmalarını aktif olarak 4 aydır sürdürüyorum. Gönüllü öÄŸretmenliÄŸiniz nasıl baÅŸladı? Dernekle nasıl tanıştınız? Artık çalışmadığıma göre kendime ve çevremdekilere harcayabileceÄŸim, yaÅŸadığım toplumun geliÅŸmesine ufacık da olsa katkı saÄŸlayabileceÄŸim daha çok vaktim vardı. Aslında bu benim çok uzun zamandır yapmak istediÄŸim bir ÅŸeydi. Sosyal dayanışmaya hep inanmakla birlikte, görme engelli arkadaÅŸlarımızın böyle bir engeli bulunmayanlarla fırsat eÅŸitliÄŸi saÄŸlamalarına bir nebze katkıda bulunmak istedim. Benimle aynı düÅŸünceleri paylaÅŸan bir arkadaşımla derneÄŸe geldik. Burada çalışan herkes son derece sıcakkanlı ve yardımsever ve gönüllülere de çok deÄŸer veriyorlar. Arkadaşım ve ben ne istediÄŸimizi biliyorduk zaten talebimizi ilgililere aktardık ve öÄŸrenci eÅŸleÅŸtirmesi yapılıp ders vereceÄŸimiz saatleri kararlaÅŸtırdıktan sonra derslere baÅŸladık. ÖÄŸrencilerden nasıl geri dönüÅŸler alıyorsunuz? Zaman içerisinde arkadaÅŸ gibi oluyorsunuz. ÇoÄŸu son derece pozitif ve hayata deÄŸer veren insanlar. Hem dersler, hem de aralardaki sohbetlerimiz çok keyifli oluyor. Hele de öÄŸrencilerim okutmanlığını yaptığım ya da ders anlattığım konularda baÅŸarılı sonuç ya da notlar aldıysa, deÄŸmeyin keyfime (gülüyor). İnsanın kendisini mutlu edecek ÅŸeyi yapmasından daha çok onu mutlu edecek bir ÅŸey varsa, o da baÅŸka birini mutlu etmesidir. ÖÄŸrencim dersi ya da sınavı geçtiÄŸinde yüzündeki mutluluk ifadesi ya da onun geleceÄŸine pozitif bir katkıda bulunuyor olduÄŸumu hissetmek beni çok mutlu ediyor. Hangi dersleri veriyorsunuz? Haftada kaç gün geliyorsunuz? Åžu anda haftada sadece 1 gün gelebiliyorum. Hangi dersi çalışacağımızı ise öÄŸrencim kendi ihtiyacına göre kendisi belirliyor. Burada ufak bir açıklama yapmak istiyorum. Ben formasyon almadım ve öÄŸretmen deÄŸilim. Hâkim olduÄŸum konu İngilizce olduÄŸu için İngilizce dersi verebiliyorum ancak diÄŸer derslerde görme engelli arkadaÅŸlarımıza onların belirlediÄŸi kitaplardan istedikleri dersi/konuyu okumak ve gerekli yerlerde (bilgim dahilinde) açıklama yapmak suretiyle yardımcı olmaya çalışıyorum. Bu nedenle de kendimi öÄŸretmenden ziyade, okutman olarak tanımlamak bana daha doÄŸru geliyor. Gönüllü öÄŸretmenlere ihtiyaç var mı? Gönüllülere her zaman ihtiyaç var. Bazen okullardan öÄŸrenciler geliyor ancak onlar zorunlu ders olarak bunu yapmak durumunda olduklarından, zorunlu saatlerini tamamladıktan sonra dersi bırakıyorlar ve bu da engelli arkadaşımız için negatif bir durum yaratabiliyor. Çünkü herkesin konu anlatımı ya da ders okuması farklı olduÄŸundan, okutman ya da öÄŸretmenleri deÄŸiÅŸtiÄŸinde, her seferinde yeni bir adaptasyon sürecinden geçmek zorunda kalıyorlar. Herkesin hayatta engeli olabilir belki bugün deÄŸil ama yarın bizim de başımıza gelebilir, bu noktada insanlara ne önerirsiniz? DediÄŸiniz gibi, hayatta her ÅŸey olabilir; örneÄŸin öÄŸrencilerimizden biri daha önceleri net olarak görebiliyor olmasına raÄŸmen, hastalığı neticesinde yavaÅŸ yavaÅŸ görme yeteneÄŸini kaybetmiÅŸ. Yarın bir kaza geçirmeyeceÄŸimizin garantisi yok ki! İnsanlardan empati yapmalarını ve biraz daha duyarlı davranmalarını istiyorum. Bir ufak anekdot aktarayım mesela ara sıra bir öÄŸrencimizle dernekten rıhtıma kadar yürüyoruz. Bir keresinde orta yaÅŸ üstü bir beyle çarpıştık. Adamın ilk tepkisi ÅŸu oldu: “Kör müsün, kardeÅŸim?” Allah’tan yanımdaki engelli arkadaÅŸ kendisiyle ve hayatla barışık olduÄŸu için alınganlık yapmadı ve görme engelli bastonunu göstererek; “Evet, körüm.”, diyerek geçiÅŸtirdi. DüÅŸünsenize, aslında ne kadar incitici bir durum yaÅŸadık, o an ben gerçekten çok üzüldüm. O yüzden, lütfen biraz daha duyarlı olalım, diyorum. DediÄŸim gibi dernekte gönüllülere çok ihtiyacımız var. Kimse ‘ben yapamam’, ‘ders anlatamam’, diye düÅŸünmesin. Hali hazırda dernekte bulunan kitaplardan konu okumaları dahi yeterli olacaktır. Onun yanı sıra dersliklerin ne kadar eski olduÄŸu dikkatinizi çekmiÅŸtir. Bu konuda da destek olabilecek vatandaÅŸlarımızdan ilgilerini esirgememelerini rica ediyorum. Kaynak: Gazete Kadıköy http://www.gazetekadikoy.com.tr/yasam/karanliga-ses-olmak-h11960.html
