SON DUYURULAR
Engelli Vatandaşlar Eylem Süreci İçin Düğmeye Basacak - Batman Şubesi
17 Kasım 2025
İmza konusundaki Görme Engelliler Yürüyüşü - CİHAN
17 Kasım 2025
Bakan Müezzinoğlu Çanakkale Görme Engelliler Derneğini Ziyaret Etti
17 Kasım 2025
Körlere özel menü!
17 Kasım 2025
Öğrenciler edebi yapıtları sesli kitap haline dönüştürüp kütüphanelere dağıtacak
17 Kasım 2025
BilindiÄŸi gibi, DerneÄŸimizin üyesi bulunduÄŸu Türkiye Körler Federasyonu'nun 2015 yılı olaÄŸan genel kurulu, 2. Toplantı günü olan 9 Ocak 2016 tarihinde yapılmıştı.
Bu genel kurulun öncesinde yaÅŸanan süreci, kısaca özetleyecek olursak:
Federasyon baÅŸkanlığını, 2012 yılı genel kurulu öncesinde, 5 derneÄŸin mutabakatıyla aday gösterilen Ahmet Cantürk yapmaktaydı.
DerneÄŸimiz almış olduÄŸu bir yönetim kurulu kararı ile, esas itibarıyla geçirilen dönemde, arzu edilen sonuçların alınamaması nedeniyle, dönemi yeteri kadar baÅŸarılı bulmadığını, bu nedenle, gösterilecek baÅŸka bir aday üzerinde mutabakat saÄŸlanması halinde, destekleyebileceÄŸini, ancak, mutabakatın bulunmadığı koÅŸullarda, diÄŸer derneklerinde desteklerinin göz önünde bulundurulmasıyla, Ahmet Cantürk'ü baÅŸkan adayı olarak göstereceÄŸini ve destekleyeceÄŸini açıklamıştı.
Dönem içerisinde, 15 aralık gününe kadar, derneÄŸimize hiçbir öneri gelmez iken, diÄŸer üye derneklerin kendi aralarında yapmış oldukları görüÅŸmelerden bir sonucun çıkmadığı anlaşılmıştır.
Bu dönemde, ortalığa Altınokta Körler DerneÄŸi'nden bazı isimlerin aday adayı oldukları bilgileri yayılmış ise de,
Bunlardan sadece Turhan İçli'nin adaylığı ÅŸartlı olarak kamu oyuna açıklandı.
Açıklama öncesinde, derneÄŸimizle hiçbir görüÅŸme yapılmaz iken, adaylık ÅŸartı olarak ta, 6 üye dernekten, 4 tanesinin kendisini destekleme ÅŸartıyla adaylığını sürdüreceÄŸini ilan etmekle, ve konuyla ilgili bir süre de koymamakla, ortamı, iyiden iyiye belirsizliÄŸe sürüklemiÅŸ, aradan geçen bir sürenin ardından da, 4 dernek ÅŸartından vaz geçilerek, federasyonun 3'te 2'sinin kendisini desteklediÄŸi noktasından hareketle adaylığını kesinleÅŸtirmiÅŸtir.
Dönem içerisinde, derneÄŸimizin ısrarıyla Altınokta Körler DerneÄŸi ile, derneklerinde bir görüÅŸme yapılmış ise de, burada dile getirdiÄŸimiz kaygıların anlaşıldığı ifade edilmekle birlikte, gereÄŸi hiçbir tavırda sergilenmemiÅŸtir.
Genel kurula giderken, 6 üye dernekten Uygar Görme Engelliler DerneÄŸi genel kurula katılma hakkı kazanamazken, diÄŸer 5 dernekten, Altınokta Körler DerneÄŸi ve Görme Özürlüler DerneÄŸi, Turhan İçli'nin adaylığı, ÇaÄŸdaÅŸ Görmeyenler DerneÄŸi, Evrensel Görme Özürlüler DerneÄŸi ve Türkiye Görme Engelliler DerneÄŸi'de, Ahmet Cantürk'ün adaylığı konusunda, tutum belirlemiÅŸlerdi.
Bu tabloda, 5 derneÄŸin 3 tanesi Ahmet Cantürk'ü desteklerken, delege dağılımındaki, yapıya göre, tüm delegelerin katılımı halinde ve kendi derneklerinin iradelerine tam olarak destek verdikleri koÅŸullarda, Turhan İçli'nin 177, Ahmet Cantürk'ün ise, 123 delege desteÄŸine sahip olacakları anlaşılmaktaydı.
Ancak, genel kurulda sadece 240 geçerli oy kullanıldı ve bunların 136 oyunu Turhan İçli, 104 oyu ise, Ahmet Cantürk almış, seçim Turhan İçli'nin beklenen üstünlüÄŸü ile sona ermiÅŸti.
Oylamada, Turhan İçli beklenen oylarının %76,8'ini alırken, Ahmet Cantürk'te, %84,6'ısını almıştı.
Bu arada, yaşanan tuhaflıklarda olmuştu.
Bunlar, Altınokta Körler DerneÄŸi tarafından seçim iÅŸleri için görevlendirilenlerin, toplu halde oturtulmuÅŸ kendi guruplarına, Ahmet Cantürk'ü temsil eden oy pusulalarını dağıtmamaları.
Israrcı biçimde isteyenlerin, zarflarının sandığa atılmadan müdahale ile düzeltilmesi,
Altınokta Körler DerneÄŸi delegelerinden, kullanılan gizli oylar esnasında, Turhan İçli dışındakilere oy kullananların tespiti halinde, disiplin kuruluna verileceklerine iliÅŸkin kararları, Sanırım baÅŸkalarında gördüÄŸümüzde eleÅŸtirmekten kaçınmadığımız, ancak, iÅŸimize geldiÄŸinde ise, hoÅŸumuza giden alametler olmalı.
Elbette bütün bunlar, Turhan İçli'nin seçimi kazanmışlığını gölgelemek adına deÄŸil, ancak, tarihe not düÅŸerek, son yıllarda sıkça rastladığımız "ele verir talkımı, kendi yutar salkımı" anlayışına karşı, birilerinin günün birinde verecekleri cevapların delili olmalarıdır, amaçlanan.
Her neyse.
Sonuçta bir genel kurul yaÅŸanmış, mutabık kalınmamış olsa dahi, yeni dönem için federasyona bir baÅŸkan da, seçilmiÅŸti.
Toplum olarak, kaybedenlerin ağlama alışkanlığına, buradaki kaybeden taraf olarak, elbette sığınacak değiliz.
Kaldı ki: son yıllardaki bilinen lider kiÅŸiliÄŸiyle uyuÅŸmayan hal, hareket ve anlayışıyla, sebep olduÄŸu ÅŸaşırtmalarına raÄŸmen sonuçta, bu örgütün 1998 2002 yılları arasında baÅŸkanlığını yapmış, hem de, bu baÅŸkanlığı sırasında da, baÅŸarılara imza atmış birinin, kabulü, o kadar da, zor olmasa gerek.
Daha da ötesi, bu dönemde sorumlusu olacaklarda, sonuç itibarıyla ona oy verenler olacağına göre, birilerinin düÅŸünmesi gerektiÄŸinde, en çok düÅŸünmek durumunda olacaklarda, bizler deÄŸiliz.
Ancak, Genel kurul ile baÅŸlayan ve olumsuz anlamda, geliÅŸerek devam eden öyle ÅŸeyler olmaktadır ki: bunlar, bizim ilgilenmek ve sonucunda da, tavır belirlemek durumunda olduÄŸumuz geliÅŸmelerdir.
Bu geliÅŸmelere geçmeden önce, tarihe kısa bir yolculuk yapmak ve baÄŸlayıcı ilkelerle ilgili bilgilendirmede bulunma ihtiyacı bulunmaktadır.
Türkiye Körler Federasyonu'nun 1996 yılındaki genel kuruluna gidilirken, federasyon baÅŸkanı yine Ahmet Cantürk idi.
Ancak, Altınokta Körler DerneÄŸi, Ahmet Cantürk'ün karşısına Ömer İnal DurmuÅŸ ile çıkma kararı almıştı.
Genel kurula katılacak derneklerin delege sayıları bakımından, birbirine yakın bir tablo bulunmakta, Ahmet Cantürk, birkaç oy ile, önde görünmekteydi.
Ancak, daha sonra Altınokta Körler DerneÄŸi tarafından ihrac edilmiÅŸ olan Ömer İnal DurmuÅŸ'un son gece, Beyazbaston Görmeyenler DerneÄŸi ile yapmış olduÄŸu anlaÅŸmanın sonucunda, taraf deÄŸiÅŸtiren Beyazbaston Görmeyenler DerneÄŸi'nin 19 delege ile, Ahmet Cantürk yerine Ömer İnal DurmuÅŸ'a oy kullanması sonucu,seçim Ömer İnal DurmuÅŸ'un 14 farklık üstünlüÄŸü ile sonuçlanmış, federasyon adeta, bir elmanın 2 yarısı gibi bölünmüÅŸtü.
Geçen 2 yıllık dönemde, seçimi kaybeden dernekler, kullanılan yaklaşık 400 oydan, rakiplerine göre sadece 14 oy az aldıkları halde 0 temsil gücüyle federasyonda yerlerini kaybederek temsil edilemez hale gelirlerken,
Ömer İnal DurmuÅŸ yönetimi yapmış olduÄŸu operasyonla, üye kütüÄŸündeki düzenlemeleri sonucu, kaybeden derneklerin bir daha kazanamayacakları ÅŸartları oluÅŸturmuÅŸtu.
Devamla, Tüzük deÄŸiÅŸikliÄŸi yaparak, federasyonun yeri İstanbul'dan Ankara'ya taşınmış, sahip olduÄŸu mülk satılarak para tüketilirken, federasyon tıpkı bu günkü Engelliler Konfederasyonu gibi, Altınokta Körler DerneÄŸi'nin bir odasına kapatılmıştı.
Yani: İstanbul Kadıköy'deki bir dairenin parası havaya uçup bir daha, ne olduÄŸu açıklanamamış olarak kalırken, (ısıtan da, ısınan da) her bakımdan birlikte yaÅŸamaya baÅŸlamışlardı.
Bu durum karşısında kaybedenler ise, bir yandan 2908 sayılı dernekler kanununun zaptıraptı altında, hareket alanı sıkıntısı yaÅŸarlarken, diÄŸer yandan da, yıllarca mücadele edildikten sonra kaybedilen federasyonun elden gidiÅŸine karşı çareler aramak durumundaydılar ve her ne pahasına olursa olsun, federasyonda bir demokratikleÅŸmenin gerçekleÅŸmemesi durumunda, ayrı bir federasyon kurma yolunun denenmesi kararı alındı.
Bu ÅŸartlarla 1998 yılına gelinmiÅŸ, Ömer İnal DurmuÅŸ, Altınokta Körler DerneÄŸi ile yolları ayırmış, iken, diÄŸer yandan da, birliÄŸin korunması konusunda da, bir saÄŸduyu belirmiÅŸti. Çalışmalar, Türkiye Körler Federasyonu'nun her kesin ortak malı olması, hiç kimsenin, federasyon etkinliklerinde engellenememesi, her kesin gücü ölçüsünde temsil hakkının kısıtlanamaması ile, kimsenin tek başına hegemonya kuramaması anlayışı üzerinde ÅŸekillendirilmeye yönelik olarak sürdürüldü.
O yıl, 4 noktada mutabakat sağlandı.
Bunlar:
1- Federasyon genel kurulunun 350 sabit delegeden oluÅŸturulması ve bu genel kurula en az 234 delegenin katılmadığı ÅŸartlarda federasyon tüzüÄŸüünn deÄŸiÅŸtirilmemesi. Böylece, azami uzlaşı olmadıkça tüzük deÄŸiÅŸikliÄŸi yapılmaması ve yeni mutabakatlar olmadıkça eskiye baÄŸlı kalınması anlayışı benimsendi.
2- Her derneÄŸin sahip olduÄŸu üye sayısına göre, 350 delegenin paylaşılmasıyla, nisbi temsil sistemine göre, derneklerin genel kurulu meydana getirmeleri. Bu suretle de, afaki ve sınırsız ve kontrolsüz büyümenin yerine, paylaşım esası getirilmiÅŸ olmaktaydı.
3- Genel kurulda, seçime katılan her listenin, aldığı oy oranına göre yönetim kuruluna temsilci verebilmesi. Böylece, basıt çoÄŸunlukla bütün yönetim kurulunun tek listenin eline geçmesi engelleniyor, federatif anlayışa uygun, nisbi temsil sistemiyle, tüm tarafların genel kurulda, diledikleri sürece, güçleri oranında yönetim kurulunda yer almaları saÄŸlanıyordu.
4- Hiçbir derneÄŸin, yönetim kurulunda, tek başına çoÄŸunluÄŸu saÄŸlayamama kuralı. Yani: %49'u aÅŸamayacağına iliÅŸkin baraj. Bu günkü anlamıyla, 26 yönetim kurulundan en çok 12 üyeliÄŸe sahip olabilmesi kuralı. Böylece, yönetim kurulundaki çoÄŸunluÄŸun en az 2 dernekle, nisbi temsil sistemi iyi iÅŸlerse daha fazla sayıdaki dernekle, ama, esas itibarıyla, tekelci olmayan bir çoÄŸunlukla oluÅŸturulma kuralı.
Bu 4 kural, federasyonda, demokrasi ve haklar bakımından, 18 yıl, düzenin korunmasını saÄŸladı.
Bu kurallara göre:
1- yapılan son genel kurula, tüzük gereÄŸi, 350 delegenin 300'ü katılmaya hak kazandı.
2- Tarafların üzerinde mutabık kaldıkları tüzük deÄŸiÅŸiklik çalışmaları olmadığından, yeni bir deÄŸiÅŸiklik yapılmadı.
3- Seçime 2 adayla katılındı ve bunlardan, çoÄŸunluÄŸun listesi, %56,6 oy alarak,15 yönetim kurulu üyeliÄŸi alırken, azınlığın listesi de, %43,3 oy alarak 11 yönetim kurulu üyeliÄŸi kazandı.
4- Ancak, sorun 4. Kuralın uygulanmamasıyla ortaya çıktı. Bu kural bir derneÄŸin %49 oranını aÅŸamayacağına dair düzenlemeydi. Buna göre, bir derneÄŸin yönetim kurulunda tek başına çoÄŸunluÄŸu saÄŸlayamaması, dolayısıyla da, 26 yönetim kurulu üyeliÄŸinden en çok 12 tanesini alabileceÄŸi kuralıydı. Bu kural seçimi kazanan tarafından göz ardı edilerek, listeye Altınokta Körler DerneÄŸi 13 kiÅŸiyle alındı. Åžu kadar ki: baÅŸkan adaylarının almış oldukları oy oranına göre yönetim kurulundaki dağılımın belirlenmesine dair, üyelerin zaman kaybetmemeleri için, bir anlaÅŸma saÄŸlanmıştı. Bu anlaÅŸmaya uygun alınan oy oranı çerçevesinde sayıların paylaşılmasının dışında, taraflar birbirlerinin listesine ve isimlerine karışmamışlardı. Ne ki: listelerin genel kurula kazanan liste olarak ilanı ile birlikte, bu sorunun varlığı fark edilmiÅŸ, birleÅŸtirilen listenin kazanan baÅŸkanı konumundaki Turhan İçli'ye, bu konuda yapılan uyarılar kabul görmemiÅŸtir.
Böylece, 18 yıldır, bir derneÄŸin tahakkümünü unutmuÅŸ olan federasyon, 1998 öncesine dönerek, tek derneÄŸin belirleyiciliÄŸine imza atmış olmaktaydı. Oysa, sırf bu baraja uygun davrana bilmek adına, federasyon yönetim kurulu, 2010 – 2012 yılları arasında, yönetim kurulunda Altınokta Körler DerneÄŸi ve Türkiye Görme Engelliler DerneÄŸi olarak, sadece 2 derneÄŸin temsilcisi kalınca, 2 dernekte 12 rakamını aÅŸmayarak, 26 kiÅŸilik yönetim kurulunun 24 kiÅŸi olarak çalışmasına razı olunmuÅŸtu.
KuÅŸkusuz bu genel kurulda, bu kuralın uygulanmasından sorumlu olan, genel kurulu yöneten divandı. Zira: listedeki kiÅŸilerin seçilebilirlik kriterlerini taşıyıp taşımadıkları ile, oluÅŸturulan listenin tüzük kurallarına uygunluÄŸunu saÄŸlamakla görevli olan genel kurulu yöneten, olmalıdır.
Ancak, biliyoruz ki, delegelerin zaman kazanabilmelerine hizmet amacıyla saÄŸlanan mutabakat ile, oylamaların ikiden bire indirilmesi de, iÅŸin pratikliÄŸini saÄŸlamakla birlikte, tüzük bakımından uygun olmayan bir yöntemdir ve tarafların uzlaÅŸması nedeniyle sorun oluÅŸturmamıştır. Bu durumun, divan heyetini de yanılttığı düÅŸünülmüÅŸtür. Ancak, durumdan istifade edenmutabakat ile, listesi teke inmiÅŸ olan ve bu mutabakat atmosferini de, divanı kandırma konusunda kullanmış bulunan mevcut federasyon baÅŸkanı olmuÅŸtur.
Yani: Bir yandan mutabakatla, listelerin yarıştırılmasının gereÄŸini ortadan kaldırmak suretiyle, mutabakat görüntüsü altında kendi listeni inceletmemek, diÄŸer yandan da, bu atmosfere uygun davranan iyi niyetli divan kurulunu yanıltarak, usulsuz ve haksız biçimde oluÅŸan bir listenin seçilmesini saÄŸlamak.
Olaylar, gün itibarıyla böyle yaÅŸanmış olsa da, federasyon tüzüÄŸünün ne anlama geldiÄŸini tüm taraflar bilmekteydi ve 1998 yılında yapılan tüzük deÄŸiÅŸikliklerini hazırlayanların tamamı da, halen hayatta ve sürecin içerisindeydiler. Dolayısıyla, günün gerilimi, duygusallıkları ve belkide hatası, bu bilgiye sahip olan kiÅŸilerin yorgunluklarını atmalarıyla giderilebilirdi.
Aslına bakarsak, gelişmelerde, adeta bu istikametteydi.
Zira: Bir yandan, genel kurul salonunda alınan notların temize çekilmesiyle, oluÅŸturulacak olan genel kurul tutanağı bir türlü, kurul üyelerinin imzalarına gelmiyordu ki: (bu durum, hatanın anlaşıldığı ve düzeltilmesine çalışıldığı) biçiminde yorumlanmıştı.
DiÄŸer yandan ise, yapılacak yönetim kurulu toplantı çaÄŸrısının ekinde yayınlanan, çağırının yapıldığı kiÅŸilerin listesinde, Altınokta Körler DerneÄŸi temsilcisi 12 kiÅŸi gösteriliyor, listede yer almayan tek kiÅŸi ise, fedakarlıkta bulunarak çekilmiÅŸ olma ihtimali düÅŸünülebilecek olan divan baÅŸkanı Hasan Tatar'dı.
Neyse ki: gerçekler çok çabuk biçimde ortaya çıkmaya baÅŸladı.
Önce, genel kurul tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde toplanması gerek yönetim kurulu, yapılan açık öÄŸretim sınavları mazeret gösterilerek ertelenmiÅŸ ve ilk tüzük ihlali usuli olarak gerçekleÅŸtirilmiÅŸti.
Sonra, yönetim kurulu toplantı çaÄŸrısının 26 yerine, 25 kiÅŸiye neden yapıldığına iliÅŸkin federasyona yöneltiÄŸimiz surumuza, hata yapıldığı cevabı alındı ve 26 kiÅŸilik mevcut durumu gösteren liste yayınlandı .
Artık durum çok netti.
Bunun üzerine, 31 ocak 2016 günü yapılacak yönetim kurulu toplantısın öncesinde, tüzük doÄŸrultusunda gerekli düzeltmelerin yapılması için federasyon baÅŸkanlığına baÅŸvuruda bulunduk ve yazımızda, tüzüÄŸe aykırı durumun sürdüÄŸü koÅŸullarda yapılacak olan yönetim kurulu toplantılarına da katılmayacağımızı bildirdik.
Cevap olarak:
1. Yönetim kurulu sıfatıyla toplandığı iddiasındaki tamamı Altınokta Körler DerneÄŸi'nden oluÅŸan 13 kiÅŸilik gurup, düzeltme yapmak yerine, uygulamaya iliÅŸkin direnme kararı alırken, tarafımıza da, çözüm için yargı, adres olarak gösterilmekte, yargıya baÅŸ vurmamızın kavga nedeni sayılmayacağı belirtiliyordu.
2. Yönetim kurulu toplantı yeter sayısının en az 14 olduÄŸu koÅŸullarda yapılan 13 kiÅŸilik bu toplantıda yaÅŸanan zafiyeti ortadan kaldırmak için de, karar defteri ertesi gün, İstanbul'a gönderilerek, Görme Özürlüler DerneÄŸi temsilcilerine imzalattırılıyordu. Åžüphesiz, bir arada ve aynı anda bir karara katılmak veya karşı çıkmak suretiyle kararı meydana getirmiÅŸ olmayan bu gurubun defterdeki imzaları diledikleri biçimiyle ikmal etmeleri, gerçek bir yönetim kurulu kararını meydana getirmeycektir.
3. Üzücü olan bir baÅŸka husus ise, bu garabeti tesbit etmekten sorumlu olan ve konuyla ilgili yanlışlığı genel kurula ve gerektiÄŸinde, yargı ile, idareye rapor etmekle görevli olan denetleme kurulu'nun bir üyesinin, bu eksiÄŸi kapatmak adına doÄŸrudan görev alması, iÅŸin ÅŸirazesinden çıktığı ve tuzun koktuÄŸunu ortaya koymaktaydı.
4. Yine aynı kiÅŸi, genel kurul tarihinden 23 gün sonra, İstanbul'a taşıdığı genel kurul tutanağını, divan kurulu üyelerine imzalatmaya kalkmış, divan kurulu üyelerinin tutanağı incelemelerine izin vermemesi üzerine, kurul üyeleri de, tutanakları imzalamamışlardır. Dolayısıyla, tüzüÄŸe uygunluÄŸu ve genel kurul salonundaki kararlara sadık kaldığı belli olmayan genel kurul tutanağı, derneÄŸimizin, divanda yer alan temsilcileri tarafından imzalanmamıştır.
5. Söz konusu toplaÅŸan gurup, bir de, yönetim kurulu adına görev dağılımı yaparak, iÅŸ başı yapma kararı almıştır.
6. Yine bu toplantıda,Evrensel Görme Özürlüler DerneÄŸi'nin önerisi doÄŸrultusunda, bir dernek baÅŸkanlar kurulu toplantısı yapma kararı da almıştır.
Bu aÅŸamadan sonra:
1. Düzenlenen baÅŸkanlar kurulu toplantısında, mesele, tüm boyutlarıyla tekrar anlatılırken, karşılaşılan tavır, yanlışta direnme yönünde olmuÅŸ, adeta durumun sineye çekilmesi telkininde bulunulmuÅŸtur. Böylece, anlaşılmıştır ki: durum bir hatadan, bir yanlış anlamadan kaynaklanmamış, tam tersine iyi niyetinde istismarıyla, sistemli ve planlı biçimde, federasyonun tekelleÅŸtirilmesi olmuÅŸ.
2. Bu gurup tarafından alınan kararların, gayrimeÅŸru oluÅŸu nedeniyle, yapılan görev dağılımı, tarafımızca tanınmamış, bu nedenle de, Türkiye Körler Federasyonu ile olan, muhataplık iliÅŸkisi de, baÅŸkan kanalıyla yürütülen iÅŸler dışında yok olmuÅŸtur.
3. Tüm genel kurul delegeleri bilmelidir ki, artık, derneÄŸimiz temsilcilerinden divan kurulunda görev almış olanların, alınan kararların tutanaÄŸa doÄŸru geçirildiÄŸi konusunda kefalet etmeleri mümkün deÄŸildir. Zira: tedavüldeki tutanak, taraflarınca imzalanmış deÄŸildir.
4. Temennimiz odur ki: bu olaylara karışmış olan denetleme kurulu üyesi, istifa ederek, yaratmış olduÄŸu güvensizliÄŸin, denetleme kurulunu da vurmamasını saÄŸlamalıdır. Aksi taktirde, bu kurulun da, tartışmaya açılması zorunlu hale gelecektir.
5. Görme Özürlüler DerneÄŸi ve temsilcilerine tavsiyemiz, içinde yer almadıkları ve oluÅŸum süreçlerini bilmedikleri kararları imzalamak, doÄŸru bir yol deÄŸildir, bu yöntemden vaz geçmeleridir. Aksi taktirde (imzalamış olduÄŸunuz metinleri, ilgili makamlar nezdinde, toplantıda bulunmamanızla savunamayacaksınız.)
6. Telkinler doÄŸrultusunda, yasal sürelerin kaçırılmaması için, federasyon genel kurulunun iptali için dava açmış bulunmaktayız. Ancak, bu, esasa iliÅŸkin her koÅŸulda olumsuz sonuç doÄŸuracaktır.
A) Ya dava, lehimizde sonuçlanacak, bu durumda bilerek ve istiyerek bize haksızlık etmiÅŸ bir gurupla birlikte olduÄŸumuzu anlayacağız ki, devamında yaratacağı güvensizlikleri düÅŸünmek bile acı.
B) Yahut, dava kaybedilecek, bu durumda ise, federasyon tüzüÄŸünün ortaklaÅŸa konulan kuraldaki iradeye uygun olmadığı anlaşılacaktır ki; bu da, sonun baÅŸlangıcı olacaktır.
7- KuÅŸkusuz mart ayında düzenlenmeye çalışılan ikinci toplantının akibeti de, birebir yukarıdakiyle aynı olmuÅŸ, yine tamamı Altınokta Körler DerneÄŸi'nden meydana gelen 13 kiÅŸiyle toplaşılmış, yine, Görme Özürlüler DerneÄŸi dahil olmak üzere diÄŸer derneklerin temsilcileri katılmamış, yine, toplantı yeter sayısı saÄŸlanamamıştır.
Bu çerçevede, Türkiye Körler Federasyonu, Genel kurul tarihinden bu yana meÅŸru ve hukuken geçerli bir toplantı yapmamış ve acziçerisine düÅŸmüÅŸ bulunmaktadır.
Åžüphesiz, meÅŸru biçimde alınacak bir kararla yapılacak yönetim kurulu toplantısındaki görev dağılımına kadar, mevcut görevlilerin görevlerini ve yetkilerini tanımayacağız.
Ayrıca, her ne ÅŸekilde olursa olsun, tüzük kurallarına dönülünceye kadar yönetim kurulu toplantılarına katılmayacağız.
Kuşkusuz anılan bu gurup, temsilcilerimiz hakkında gerekli kararı alacaktır.
Bütün bu bilgilerin ışığında, gelinen aÅŸamada:
1- Türkiye Körler Federasyonu yönetim kurulu, meÅŸru toplantılar yapmamakta ve kararlar alamamaktadır.
2- Bu noktadan hareketle, taraf teÅŸkili oluÅŸturması, üye derneklerinin talepleri doÄŸrultusunda çalışmalar yapabilmesi, daha da önemlisi, meÅŸru bir temsil yetkisine haiz olarak, dışarıya karşı muhataplık, kazanabilmesi mümkün deÄŸildir.
3- Bizler ise, bu günkü koÅŸullarda, temsil edilememekten kaynaklı, güçlüklerle karşılaÅŸmaktayız. Bu baÄŸlamda, yeni anayasa çalışmalarında yokuz. EriÅŸilebilirlik komisyonlarının çalışmalarında etkisiziz. Devletin konuyla ilgili bilgisinin bulunmayışı nedeniyle, federasyon tarafından oluÅŸturulan engelle, muhataplık kazanamamakta, çalışmalar ve geliÅŸmelerden haberdar olamamaktayız. Yapılacak olan Dünya Körler BirliÄŸi genel kurulu baÅŸta olmak üzere, uluslar arası iliÅŸkiler alanında faaliyet gösterememekteyiz. Taleplerimizi birleÅŸtirerek muhataplarımıza ileteceÄŸimiz kanal, kapalı bulunmaktadır.
4- Dolayısıyla, meÅŸruyeti bulunan ve temsil ehliyetine sahip bir federasyona ihtiyacımız bulunmaktadır. Mevcut federasyonun geçici veya sürekli, olarak, gaspettiÄŸi söz konusu haklarımızı kullandırmama tutumu karşısında, sonsuza kadar çaresizce beklemeyi, elbette düÅŸünemeyiz.
5- Bu koÅŸullar, artık harekete geçmemizi zorunlu kılmakta ve çareyi federasyondaki muhataplarımızın dışında aramak durumundayız. Zira: gücünü, ihlal ettikleri tüzükten almaya çalışan bu gurup, sorunun çözümünü amaçlamadığını açıkça ortaya koymuÅŸ kimseler olarak, gelecekte, sebep oldukları bu durumun hesabını, nedenleriyle birlikte tarih önünde verecek olsalar dahi, bu gün, yanlışı yapma, konusunda kararlı görünmektedirler.
6- Peki bu koşullarda neler yapmalıyız?
A) Bu güne kadar, ihlal, her ne kadar Altınokta Körler DerneÄŸi temsilcileri eliyle gerçekleÅŸtirilmiÅŸ ise de, bu duruma iliÅŸkin dernek tüzel kiÅŸiliÄŸi henüz görüÅŸünü açıklamamıştır. Bizlerde, ihtimali olarak karşılaÅŸabileceÄŸimiz acı sonu ötelemek adına, bu dernekle bu güne kadar görüÅŸmedik.
B) Buna karşılık, resmi olmayan çevreler, bu konuda Altınokta Körler DerneÄŸi'ne yalvarmamızı ve onlardan aman dilememizi, derneÄŸin, ihlali, ancak bu biçimiyle ortadan kaldıracağını dillendirmektedirler.
C) Yaklaşılan sona doÄŸru, elbette kabul görmesi halinde, yapacağımız ÅŸeylerden birisi, bu dernekle görüÅŸmek olacaktır. Ancak, örgütlü mücadelenin zarar görmemesi ve kan kaybının engellenmesi adına, biz ne kadar ve hangi konularda yalvararak sonuç alabiliriz? Yakarışlarımız karşısında, masaya konulan hangi pazarlıklara tamam, hangilerine hayır demeliyiz? Bu bizimle birlikte, bu hareketin içinde yer alan bizim dışımızdaki çevrelerinde düÅŸünmek ve cevap vermek zorunda oldukları sorulardır.
D) Ancak, bilinmelidir ki: yapılacak görüÅŸmelerde, Altınokta Körler DerneÄŸi'nin, federasyon adına bu gün takınılan tavrı savunması yahut, tüzükteki %49'luk barajı dikkate almaması, bizim açımızdan, 1998 öncesi koÅŸullar anlamına gelecektir ve o günkü koÅŸullar kadar baskı altında olmadığımız günümüzde, başımızın çaresine bakma yolunu kaçınılmaz kılacaktır. Bu gün, bir tek kiÅŸiyi gözden çıkarmama pahasına, gelecekte birliÄŸin bozulmasına sebep olacaklar ise, mevcut federasyonda 26 yönetim kurulu üyeliÄŸini, diledikleri biçimde paylaÅŸarak yaÅŸamaya devam edebilirler.
7- Yapmak durumunda olacağımız bir baÅŸka iÅŸ ise, yukarıdaki iÅŸlerle eÅŸ zamanlı olarak, aynı sıkıntıyı, paylaÅŸan örgütlerle görüÅŸmelerde bulunarak, sorunların aşılması konusunda ortak politikalar oluÅŸturmaktır. Bu, aynı zamanda, tabanın talep ve gerçeklerinden koparak, malum sınırlı isimlerden oluÅŸmuÅŸ kadronun tekelini kıran ve gerçek talepler ile, buna uygun çalışmalar yapacak örgütlerin önünü açacaktır
8- Yani: Yeniden yapılanma süreci, diyebileceÄŸimiz bu sürecin baÅŸlaması, yeni emekler ve uzun bir yol gerektirecek olsada, bu güne kadar gereken ağır bedeli ödeyerek, minicik kazanımlara eriÅŸmiÅŸ olan gerçek örgütlü ve mücadeleci gurubmun, bunu baÅŸaracağına inancımız tamdır ve biliyoruz ki: bu hareket aynı zamanda, rayından çıkan ve eskileri özleten örgütüde, rotasına sokacaktır.
Bundan sonraki süreç, ulusal ve uluslar arası alanda, karşılığı olacak sonuçlar doÄŸurmaya baÅŸlayacak ve biz acı duysakta, haklarımızın alınması için, bu süreçleri yaÅŸatacağız.
Bu süreçte, tüm camiadan beklentimiz, katkı, öneri ve etkinlikleriyle, mevcut ÅŸartlara maruz bırakılan çevreyle dayanışma içerisinde olmaları ile, bizleri mücadelede güçlü kılarken, yapabileceÄŸimiz hatalardan da, uyarılarıyla bizleri korumalarıdır.
