SON DUYURULAR
Ramazan Bayramımız Kutlu Olsun
19 Mart 2026
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü
18 Mart 2026
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun
07 Mart 2026
Engelli Vatandaşlar Eylem Süreci İçin Düğmeye Basacak - Batman Şubesi
17 Kasım 2025
İmza konusundaki Görme Engelliler Yürüyüşü - CİHAN
17 Kasım 2025
BilindiÄŸi gibi, BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin Engelli Hakları SözleÅŸmesini kabulünün yıl dönümün niteliÄŸindeki 3 Aralık günü, Dünya'da, Engelliler Günü olarak kabul edilmiÅŸ ve engellilerin sorunlarına dikkat çekilmesi için, deÄŸerlendirilmektedir.
Bu deÄŸerlendirmelerin yapılmasında, Sivil toplum kuruluÅŸlarına düÅŸen görev, bir yandan engellilerin kendi hak ve çıkarlarıyla ilgili yapılacak düzenlemelerde söz ve karar sahibi edilmelerini saÄŸlamak, diÄŸer yandan temsil etmekte oldukları kitlenin talepleri doÄŸrultusunda sorunları tespit ederek, bunlara, yine temsil edilen kesimin önerileri doÄŸrultusunda çözüm önerileri sunmak, bu önerilerin hayata geçebilmesi için ilgili kuruluÅŸlar ve yetkililer nezdinde mücadele etmektir.
Åžüphesiz, tüm bunların gerçekleÅŸebilmesi için, demokrasinin ve sosyal hukuk devletinin ülkede hakim ve insanlık onuruna yaraşır hakça bir paylaşımın gerçekleÅŸmesinin anayasal güvenceye kavuÅŸturulmuÅŸ olması icap eder.
Bu açılardan 2015 yılının 3 Aralık gününde, demokrasinin engelliler açısından varlığından söz etmek elbette mümkün deÄŸildir.
Zira: Yıl içerisinde yapılan her 2 genel seçimde de, sembolik mahiyette bir-iki engellinin parlamentoya girmesine izin verilmesinin ötesinde, engelli kesimin temsilcisi olduÄŸu iddiasındaki hiçbir engelli temsilcisi mecliste yer alamamıştır.
Bir yandan siyasi partilerin takındıkları bu tutumla, kendilerini siyasete katamayan engelliler, diÄŸer yandan da, getirilmiÅŸ olan genel ve çevre barajları karşısında, kendisini ifade edemeyen bir azınlık haline itilmiÅŸ bulunmaktadır.
Dolayısıyla, hala ülkemizde engelliler için yapılanlara ve engellilerin ihtiyacının ne olduÄŸu konularına, engellilerin dışındaki bir irade karar veriyor.
Bu durum, engellilerin en temel sorunudur.
İşin sosyal hukuk devleti olma kısmına gelindiÄŸinde ise, maalesef, günümüz, savaÅŸ tamtamlarının gölgesinde ve savaÅŸa sürüklenmeye mecbur olduÄŸu duygusuna kapılmış, bir halkın kaygılarıyla yaÅŸanmakta ve öncelikler tamamen buna göre deÄŸiÅŸmiÅŸ bulunmaktadır.
Biliyoruz ki: Dünya'da savaÅŸlar, bir yandan engelli üreten bir mekanizmayı içermeleri, diÄŸer yandan ise, savaÅŸ için yapılacak harcamaların, öncelikle toplumun en az direnç gösterecek, güçsüz kesimin haklarının kısıtlanması ile, engelliler aleyhine, sonuçlar doÄŸurmaktadır.
İşte, bu nedenledir ki: haklının kim olduÄŸuna bakılmaksızın engellilerin ve onların yandaÅŸlarının, her koÅŸulda, savaÅŸa ve çatışmaya karşı çıkma zorunlulukları vardır. Bir baÅŸka deyiÅŸle, en kötü barış, en iyi savaÅŸtan iyidir ve itilaflar mutlaka görüÅŸmeler yoluyla çözümlenmelidir.
Ülkemiz böyle bir dönemden geçmeye baÅŸlamakla birlikte, ÅŸüphesiz, bu 3 aralık günü eskiyle mukayese edilemeyecek kadar sönük, konuların geri plana düÅŸtüÄŸü bir gün olarak yaÅŸanmaktadır.
Korkutucu olanı, henüz ortada ciddi mahiyette uygulamaya girmiÅŸ bir savaÅŸ hali yok iken, bu kadar geri plana düÅŸen engelli sorunu, istenmeyen daha olumsuz koÅŸullarda, hakların geri alındığı ve fırsat eÅŸitliÄŸinin yok olduÄŸu günlerin yaÅŸanmasına iliÅŸkindir.
Örgütler olarak bizler ise, 2015 yılının 3 Aralık gününü, bir ay önce yapılmış olan seçimlerin sonuçlarını izleyerek geçirmekteyiz.
Yukarıda da, ifade ettiÄŸimiz gibi, içerisinde engelli temsilcilerinin yer almadığı bir parlamento ile, halkın yarısının desteÄŸini almış bir hükümetin, engelli hakları konusunda ne yapacağını görmek istemekteyiz.
İyi niyetli ve ön yargısız olarak beklentimiz, iktidar kanadının, muhataplarıyla iletiÅŸim içerisine girerek, sorunun sahipleri ile, onların görüÅŸlerini dikkate alarak çalışmalarını sürdürmesidir.
Bu durumun makul bir süre içerisinde gerçekleÅŸmemesi ise, bir yandan, içimizdeki iktidara oy vermiÅŸ insanların beklentilerine karşılık bulamamaları, diÄŸer yandan ise, inanmadığı için, oy vermemiÅŸlerin, haklı çıkmalarının sonucu olarak, mutabakatın oluÅŸacağı gerçeÄŸinden, engellilere ve engelli haklarına iliÅŸkin uygulamalardaki sorunlarla ilgili mücadele sürecine girmek olacaktır.
Biliriz ki: engellilerin gücü, kaynağını aralarındaki dayanışmadan almaktadır. Onları bu güçten yoksun kılmak isteyenlerin ilk torpilleyecekleri ÅŸey, onlardaki bu dayanışma gücünü kırmak ve örgütsel bütünlüklerini parçalamaktır.
3 Aralık günü münasebetiyle, bir defa daha altını çizerek belirtmeliyiz ki:
Biz engelliler, gücümüzün kaynağının farkında olarak,
İnsan onuruna yaraşır bir yaşam,
Fırsat eşitliğinin sağlandığı,
Ayrımcılıktan kurtulmuş,
Adaletin tecelli ettiÄŸi bir dünyanın kurulması için, sürdürülen yürüyüÅŸte hakkımızı almak için mücadele etmeye mecbur, toplum içerisindeki saygın yerimizi almak için, talep etmeye devam etmek durumundayız. Bunun içinde, bizim gibi düÅŸünen dostlarımızla buluÅŸmayı diliyoruz.
