Türkiye G örme Engelliler Derneği Tarihçesi.
1970 yılının 7 ağustos günü, bu gün sadece üçü hayatta olan, ve dördü görme engelli, 7 kişi, tarafından;
Müzisyen Bbirsen Çetin,
Terzi Candan İpek Özkan,
İstanbul Belediyesi Mezarlıklar M üdürlüğünde Hafız Erdoğan arıt,
ev hanımı Gülizar Üzgüner,
işçi Kemal Kayahan,
gümrük komisyoncusu Mehmet Tezcan uçankardeşler,
santral memuru ve müzisyen Sedat Özkan;
görme engellilerin müzik gurupları yoluyla istihdamını sağlamak amacıyla,
Genel Merkezi, İstanbul ili,Kadıköy İlçesi, Söğütlüçeşme caddesi Serdar Han 107 Kat 5/15 adresinde;
görmezleri eğitim ve himaye cemiyeti adıyla derneğimizin kuruluşunu gerçekleştirmişlerdi.
Dernek, gerçekten de, kuruluş gayesine uygun olarak, ilk yıllarda, olabildiğince başarılı olmuş, yüzlerce insanın istihdamı sağlanmıştı.
Onlara, bu başarı, 1972 yılında, bakanlar kurulu kararıyla kamuyararına çalışma izninin verilmesini sağlamıştı.
elde etmiş olduğu gelirle, istihdam edilen kişi sayısının bir taraftan arttırılmasına devam ederken, sosyal etkinliklere ve yardımlara da başlamış, günün, az olan iletişim imkanlarına rağmen, kısa zamanda ülke genelinde tanınmasına neden olmuştu. Samsun’dan diyarbakır’a; edirne’den, antallya’ya ülke genelinden baş vurularını derneğe ileten talep sahiplerinden kimilerine ayni, kimilerine ise nakti yardımlar yapılmaya başlanmış, hatta bunlardan onlarcası, aylık maaşlara bağlanmıştı.
Diğer yandan, az sayıdaki okul ve buna bağlı yaşanan okuma yazma sorununa, el atılmış, türkiye’de ilk defa, 1973 yılında, 2 ay süreli, istanbul’da konaklamalı, körlere yönelik bir okuma yazma kursu açılmıştır ki, sonraki birkaç yılda da bu etkinlikler tekrarlanmıştır.
İlk kez, istanbul’a, İstinye semtinde açılan körler okulunun bir kısım araçgereç ihtiyaçları bu dönemde derneğimizce karşılanmış, merkezi ankara’da bulunan Türkiye körler vakfı’nın kuruculuğu üstlenilmiştir.
Elde edilen başarılar, 1975 yılında derneğin bakanlar kurulu kararıyla Türkiye unvanını almasını sağlamış, derneğin adı, Türkiye görmezleri evitim ve himaye derneği haline dönüşmüştür.
Takip eden birkaç yıl, dernek için zorlu yıllara sahne olmuştur.
Bir yandan, yükselen beklentilere cevap vermekte zorlanan,
diğer yandan, artan personel sayısını ve iş hacmini, nitelikli bir kadro ve kurumsal bir anlayışla, düzene sokamayan dernek,
yapılan işlerin sorgulanmasına, yerindelik ve dürüstlük ilkeleriyle bağdaşıp bağdaşmadığı hususlarını irdelemeye başlamış, elde edilen gelirin çok daha büyüğünün, organizatörler elinde yok olduğu, oluşturulan müzik guruplarının, başına buyruk hali geldiği, konserlerde, dernek amacının yerine, kazancı arttırıcı ajitatif, duygusal ve gerçeği yansıtmayan bilgiler verilmeye başlandığı tesbitleri yapılarak,
bu durumun, gerçek anlamda körlüğün istismar edilmesi manasına geldiği kararlaştırılmış ve müzikle ilgilenme ve konser gurubu çalıştırma uygulamasına tamamıyla son verilmiştir.
Yaşanan bu acı deneyim, uzun yıllar, hafızalardan silinmemiş, adeta, sonraki yılların yol haritasını ve derneğin amacının yeniden belirlenmesini sağlamıştır.
Öyleki, zaman içerisinde, terk edilen bu çalışma yöntemiyle birlikte, dernekten ayrılanların kurmuş oldukları alternatif derneklerin etkinlikleri sorgulanmış, yanlışları eleştirilmiş ve yargıya taşınmıştır.
Geçirilmekte olan bu olumsuz süreç, derneğin, bir anda, hemşehrisi olan insanlarla ilişkiye geçmesini sağlamış, toplum içerisinde, çeşitli siyasi parti veya derneklerde görev almış kimselerinin, derneğimizde rol üstlenmeye başlamalarını sağlamıştır. Bu bağlamda, halen dernek merkezi olarak kullanılmakta olan kadıköy’deki dernek mülkü satın alınmış, 1 kasım 1976 tarihinden itibaren merkez bu adrese nakledilmiştir.
Yaşanan bu birinci değişim sürecinin tamamlanmasının beklendiğigünlerde, ülkemizde gerçekleşen 1980 ihtilali ile, dernek, bir yıl süreyle çalışmalarını askıya almak durumunda kalmıştır.
Sıkı yönetim yıllarının ardından, lions ve leones kulüplerinin katkılarıyla, bir süre yola devamedilmiştir.
Bu süreçte, merkezi istanbul’du bulunan 1981 yılında kurulan göznurunu koruma vakfı’nın kurucu üye sıfatıyla kuruluşunda rol alınmıştır.
Kuruluşundan, o zamana kadar, körlerin azınlıkta olduğu ve körlere ait bir dernekten çok, onlar için çalışan bir dernek konumunda faaliyet gösteren dernek, 1985 yılından itibaren, ikinci değişim dönemine girmiştir.
Yeni dönemin yükselen iki değeru bulunmaktaydı.
Bunlardanilki, derneğin körlerin derneği ve onların çoğunlukta bulunduğu bir yapıya dönüşmesi,
ikincisi ise, demokrasi..
Özellikle, aydın körlerin görev almaya başlamaları ile, yaşanan bu süreç, aynı zamanda, aydınlanma, hak arama mücadeleleri ve örgütlenme bilincinin oluşturulması etkinliklerine sahne oluyordu.
Bu süreç, kısa zamanda kayıtlı kör üye sayısının onlardan binlere ulaşmasını sağlarken, özelde görme engellilerin, genelde ise, engellilerin hakları, derneğin başlıca gündemiydi.
Dernek, bir yandan sürekli katılımlarla büyüyor, diğer yandan ihtilal kalıntısı dernekler kanununun getirdiği tek düze örgütlenme yapısından dolayı, kendisine engel olan üst kuruluşları, federasyon ve konfederasyonlar tarafından baskı altında tutulmaya çalışılıyordu.
bu gelişmeler ilk etkilerini derneğin yönetim yapısına yansıtmış, 7 ağustos 1970 tarihinden itibaren aynı zamanda kurucu başkan sıfatını da taşımış olan Erdoğan arıt’ın genel başkanlığına, 24 aralık 1986 günü, yapılan bir yönetim kurulu toplantısında son verilmiştir ve bu göreve derneğin ikinci genel başkanı olan arif hitmet gökoğlu seçilmiştir.
Bunun sonucunda, 1986 yılında yasa zoruyla körler federasyonuna üye olmuş, ancak, kontrolü elinde bulunduran ve körlerin azınlıkta bulunduğu derneklerin tahakümü nedeniyle, federasyon içerisinde, uzun sürecek bir mücadele dönemine girilmek zorunda kalınmıştı.
O günlerde, bu mücadelenin 1994 yılına kadar süreceğini kimsenin tahmin etmesi imkansızdı. Dernek, hükümet kaynaklı idari baskılar, yargı süreçleri ile dağıtılmaya çalışılıyor, baskılar arttıkça, katılımlarda artıyor, kendilerini başka yerlerde ifade edemeyen görme engelliler için, bir sığınak bir yuva haline dönüşüyordu.
Artık, herkes siyaset konuşuyor, hakları anlatıyor, mücadeleyi içiyordu.
Yaşanan sorunlar için, çözüm önerileri geliştiriliyor, uygulama örneklerinin oluşturulmasına gayret ediliyordu.
Bu fikirlerin ekseninde,
1987 yılında bir konut yapı kooperatifi,
1988 yılında ülkemizin ilk sesli kütüphanesi, ulusal basının olabildiğince geniş yer verdiği biçimiyle,
Aynı yıl, üyeler arası dayanışmayı gerçekleştirmek üzere bir sandık,
1989 yılında kalıcı gelir kaynağı temini maksadıyla bir unlu mamuller üzirene perakende satış yeri,
1990 yılında ise, vurgu adıyla aylık mürekkep baskılı bir gazetenin çıkarılmasına başlanmış, 1991 yılından itibaren de sesli olarak yayınlanmaya başlanmıştır.
Bu gazete yerine, 2001 yılında, t.g.r.t. radyo kanalıyla gerçekleştirilen yılmayanlar programına bırakmıştır.
1995 yılında Çanakkale spastik özürlü çocuklar vakfının kuruculuğu gerçekleştirilmiştir.
Dernek bir ilke imza atarak 11 ekim 2008 tarihinde ilk defa genel merkezin genel kurulunu İstanbul dışındaki bir şehir olarak kırşehir’de gerçekleştirmiştir.
21 şubat 2009 tarihinde dernek aynı zamanda spor kulübüne dönüşmüşqtür.
1991 yılında ise, örgütlenme ve mücadele alanda iki önemli gelişme yaşanmıştır.
Bunlardan ilki: derneğimitz, kendisini körler federasyonunda ifade edemeyen derneklerle birlikte, özel hukuktan kaynaklanan serbest sözleşme hakkını kullanarak, demokratik kör dernekleri birliğini kurmuştur ki, bu birlik aslında yaklaşmakta olan yeni körler federasyonunun sahip olması gereken vasıfları taşımakta, sözleşmenin temelini demokratik haklar oluşturmaktaydı.
İkincisi ise, yine aynı derneklerle birlikte, ilk özürlüler yasa tağslağını hazırlamış, bir sakatlar haftasında, Türkiye büyük millet meclisini ziyaret ederek, dönemin hükümetine ve muhalefet partilerine sunmuştu.
Türkiye büyük millet meclisi başkanı kaya erdem, anavatan partisi gurup başkan vekilleri Yasin bozkurt ve Raşit daldal, sosyal demokrat halkçı parti genel başkanı Erdal İnönü, doğruyol partisi genel başkanı Süleyman Demirel,
yüzlerce kişiden oluşan heyetimizi gurup salonlarında ağırlayarak, taleplerimize, birkaç ay içerisinde olumlu cevap vereceklerinin sözlerini vermişlerdi.
Birkaç aylık bu süre, ne yazıkki 14 yıl sürdü. (kim bilir, belki de, bu vb. verilip tutulmayan sözler, bu gün her üç siyasi partininde tarih sahnesinden çekilmesine neden olmuştur)
Bu, aynı zamanda, ihtilal sonrasında, meclis düzeyinde, bir kitlenin örgütlü olarak kendi haklarını talep etmeyi başarabildiği ilk etkinliktir.
Sonraki yıllar, yukarıda sayılan etkinlikler ve kuruluşların geliştirilmesi ve gerçekleştirilmesine, sahne olmuş, 1993-1994 yıllarında Erdoğan arıt, 1994-1996 ve 2002-2006 yıllarında Ahmet cantürk ile Türkiye körler federasyonu başkanlığı üstlenilmiş, 1994 yılından itibaren ise, 2008 yılına kadar, Türkiye körler federasyonunda etkin roller üstlenilmiştir.
1974 yılında Sakarya,
1990 yılında Çanakkale,
1993 yılında Ankara,
1994 yılında Gaziantep ve Kahramanmaraş,
1995 yılında Hatay,
1996 yılında Çankırı, Elazığ ve Isparta,
1997 yılında Edirne,
1998 yılında batman ve Malatya,
1999 yılında Diyarbakır,
2000 yılında Kırşehir,
2003 yılında Konya,
2006 yılında mersin,
Şubeleri açılmıştır.
Yaşanan mücadele süreçlerinin sonunda 2005 yılında özürlüler yasasının çıkarılması mümkün olmuş, 2006 yılında Türkiye sakatlar konfederasyonu’nun tekelinden kurtulunmuş, 2007 yılında birleşmiş milletlerin kabul etmiş olduğu sakat hakları sözleşmesinin, hazırlanmasına, 2007 yılında, ülkemizde Avrupa körler birliği genel kurulunun yapılmasına, yine 2006 yılında engelliler konfederasyonunun kuruluşuna katkılar sunulmuştur.
Derneğin 27 aralık 2003 tarihinde yapılan genel kurulundaki tüazük değişikliğinin, hürses gazetesinin 11 mayıs 2004 tarihli ve 9222 sayılı nüshasında yayınlanmasıyla, ismi, Türkiye görme engelliler derneği olarak değiştirilmiştir.
Dernek tarihi boyunca, 6 genel başkanla bu güne gelmiştir.
7 ağustos 1970 24 aralık 1986 tarihleri arasında Erdoğan arıt,
24 aralık 1986, 22 aralık 1987 tarihleri arasında, arif hikmet gökoğlu,
23 aralık 1987, 16 mayıs 1996 tarihleri arası birsen ermiş,
16 mayıs 1996, 7 aralık 1997 tarihleri arası salahattin yener,
7 aralık 1997, 27 aralık 2003 ve 19 kasım 2005-2010 tarihleri arası Ahmet cantürk,
27 aralık 2003, 19 kasım 2005 tarihleri arasında ise, Bekir punar
dernek genel başkanlığı görevini üstlenmişlerdir.
Türkiye görme engelliler derneğinin bu günkü amacı: . Görme özürlülerin ekonomik, sosyal, kültürel, hukuki, mesleki, eğitim, spor vb.
hak ve çıkarlarının, korunup geliştirilmesi; yaşamın her alanındaki ayrımcı uygulama ve düzenlemelerin giderilmesi, özel ihtiyaçları daimi dikkate alınan bireyler olarak toplumsal yaşama etkin katılımlarının sağlanması, özürlülüğün istismarına yönelik davranış ve kazanımlarla mücadele edilmesi, görme kaybına yol açan nedenlerle sonuçlarının ortadan kaldırılması ve göz sağlığıyla ilgili gerekli çalışmaların yapılmasıdır.
Dernek bu amacını gerçekleştirmek için,
İlkeleri ise,
Biliyoruz ki, görme engellilerin, engellilerin, dezavantajlı gurupların, ayrımcılığa uğramışların, dışlanmışların, fırsat eşitliğinden yoksun kılınmışların en büyük sermayeleri kendi aralarındakidayanışmalarıdır.
Dayanışmayı sağlamak, ancak, örgütlenmekle, şahsi itirasları ve çıkarları, toplum çıkarlarının gerisinde tutabilmekle, mümkündür.
Ayrımcılığın yok olduğu, fırsat eşitliğinin sağlandığı, engelliliğin sorun olmaktan çıktığı güzel günler için, mücadele etmek kaçınılmaz bir zorunluluktur.