KAMUOYUNA AÇIKLAMA:
3.Aralık.2008
|
Birleşmiş milletler teşkilatının genel kurulu
tarafından sakat hakları bildirgesinin kabul edilişinin yıl dönümü olan 3
aralık günü, Dünya’da ve ülkemizde özürlüler günü olarak kabul edilmiş
bulunmaktadır.
Bu günler de, biz engelliler ve onların temsilcisi
olan sivil toplum örgütleri, engellilerin sorunlarını ele alır, geliştirmiş
olduğumuz çözüm önerilerini kamuoyu ile paylaşır ve kabulü için, destek aramaya
çalışırız.
2008 yılının bu üç aralık günün de, engelliler
konfederasyonu, üye federasyon ve dernekleri ile, bunların mensupları olan
bizler, ülkemizdeki engellilerin öncelikli sorunları ile, bunlara ilişkin
görüşlerimizi, aşağıdaki biçimiyle kamuoyu ile paylaşır, bir an önce çözüme
kavuşturulması konusunda, tüm tarafların etkrin ve anlamlı ilgilerini bekleriz.
ENGELLİLER NE İSTİYOR
2005
yılında çıkarılan Özürlüler Kanunu, engelliler için kâğıt üzerinde önemli hak
ve kazanımlar getirmiştir. Ancak aradan geçen 3 yıla yakın süre bu hak ve
kazanımların “kuvveden fiile” geçemediğini yasa sayfalarından hayata
aktarılamadığını gösterdi. Dar görüşlü bürokratların çıkardığı yönetmelikler,
yorgunu yokuşa süren katı ve acımasız uygulamalar, Yasanın yarattığı mutluluk
ve iyimserlik havasının panik ve çaresizliğe dönüşmesine yetti. Ortamımıza karamsarlık
egemen oldu.
Muhtaç
yaşlılar ve engellilerin hiç değilse bir yaralarına merhem olan ve sosyal
devlet tarafından unutulmadıklarını duyumsatan 2022 Sayılı Yasa, Özürlüler
Kanunu ile verilmiş olan kazanımların rövanşını alırcasına, onları ezen ve
kapılarına haciz memurlarının dikilmesine yol açan tam bir cendereye
dönüştürüldü. 81 bin engellinin muhtaçlık aylığı kesilirken kendilerine 10 bin
YTL ye varan borçlar çıkartıldı. TBMM Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununa koyduğu geçici bir madde ile bu borçları her ne kadar
şimdilik sildi ise de tehlikenin kaynağını kurutamadı. 2022 Sayılı Yasa da
köklü değişiklikler yapılmadıkça, hiç kuşku duyulmasın ki bir iki yıl
içerisinde engellilerin kapısına dağ gibi borçlar yığılacaktır. Yasanın katı ve
acımasız uygulaması yüzünden, yasadan yararlananların sayısı parmakla sayılacak
ölçüde azalacaktır.
Bizler,
2022 Sayılı Yasadaki muhtaçlık sınırının asgari ücretle belirlenmesini, bu
aylığın, hiçbir kriter gözetilmeksizin
işsiz tüm engellilere ödenmesini istiyoruz. 2022 Sayılı Yasa ile ödenen
muhtaçlık aylığı engelliler için bir işsizlik tazminatına dönüştürülmelidir.
2006
yılı Temmuzunda yürürlüğe giren Sağlık Kurulları Yönetmeliği Avrupa Birliği
Standartlarına uyum gerekçesiyle iş gücü kaybı oranını sağlık kurulu raporları
ile ölçtüğünden ciddi hak kayıplarına yol açmaktadır. %100 görme engelli olan
bir vatandaşımıza %85; %70 sakatlığı bulunan bir fiziksel yada zihinsel
engelliye %30 -%35 iş gücü kaybı raporu verilebilmektedir. Bu durum, daha önce
engellilerin yararlandığı haklardan yararlanan vatandaşlarımızın bu haklarını
yitirmeleri sonucunu vermektedir.
Engelliler
Konfederasyonu olarak biz, Sağlık Kurulu Raporları Yönetmeliğinin ivedilikle
değiştirilmesini; sakatlık oranı sağlık kurulu raporlarıyla belirlenirken
işgücü kaybı oranının yapılacak yasal düzenlemeler sonucunda uzman bir kurul
tarafından belirlenmesini istiyoruz.
Özel
eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri Anayasamıza göre devletin asli yükümlülüğü
iken, bu hizmetler son yıllarda hızla özel sektöre devredilmiş bulunmaktadır.
Bu hizmetlerin pahalılığı nedeniyle devletçe yapılan ödemeler yeterli
olmadığından özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin niteliği bir hayli
düşmüş, bu alan bir rekabetin ve rant hırsının egemenliğine terk edilmiştir. Bu
merkezlerde eğitilen engelliler ayda en fazla 10 saat eğitim görmekte, bu
eğitimse, onların gelişimine ve gerekli yararı görmelerine yetmemektedir.
Engelliler
Konfederasyonu olarak biz, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin daha çok
kaynak ayrılarak devlet tarafından sürdürülmesini, mevcut özel özel eğitim ve
rehabilitasyon merkezlerindeki eğitim süresinin haftanın beş günü yarım
güne çıkarılmasını istiyoruz.
İlk
kez Özürlüler Kanunu ve bu kanunda sonradan yapılan değişikliklerle tüm Türk
vatandaşlarının engelli çocuklarını kapsayacak biçimde genişletilip
yaygınlaştırılan bakım hizmetlerinde de ciddi sıkıntılar devam etmektedir. Bu
alan da acımasız rekabet ve rant hırsına teslim edilmeye adaydır. Yapılan
ödemeler özel sektörce yeterli bulunmadığından özel bakım evleri açılmamakta,
sermaye çevreleri, ilgili bürokrasiyi de etkileyerek ödeneklerin bugünkü
düzeyinin iki üç misline çıkarılması için baskı oluşturmaktadır. Bakım
hizmetlerine ayrılan kaynaklar sınırlı olduğundan özellikle evde bakım
hizmetlerinde son derece müşkülpesent ve cimri davranılmakta, engelli
vatandaşlarımızın aileleri, uzun bürokratik işlemlerle taciz edilmektedir.
bakım
hizmetlerinin verilmesinin koşulu olarak konulan, ailedeki birey başına gelirin asgari ücretin 2/3’nün altında
olması zorunluluğunun kaldırılmasını, yoksulluk ölçütü kullanılmadan bakıma
muhtaç tüm engelli vatandaşlarımızın bakım hizmetlerinden ücretsiz
yararlanmalarının sağlanmasını, en iyi
bakımın aile ortamında yapılabileceği gerçeğinden hareketle evde bakım
hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını ve özendirilmesini, bakıma ayrılan
kaynakların artırılması için bakım sigortası sistemi ile sağlam güvencelere
kavuşturulmasını istiyoruz.
572
Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Özürlüler Kanunu ile öngörülen fiziksel
çevrenin, kamu binalarının ve kamusal kullanım alanlarının engellilere uyumlu
hale getirilmesi yükümlülüğü halen yerine getirilmemiş bulunmaktadır. Tanınan
sürenin sona ermesine 4 yıl kalmış
olmasına rağmen bu yöndeki çalışmalar halen başlatılmamıştır.
tüm
yerel yönetimleri, yasal
yükümlülüklerini bir an önce yerine getirmeleri için göreve çağırıyoruz.
akademik
eğitim alamadıkları için normal işgücü piyasasında hiç yer bulamayan zihinsel
engellilerin ve ağır engellilerin çalışma hayatına katılımları için Korumalı İş
Yeri Yasası’nın bir an önce çıkarılmasını istiyoruz.
engellileri
ilgilendiren düzenlemelerde ve uygulamalarda engelli örgütlerinin söz ve karar
sahibi olmasını istiyoruz.
hala
bütün acımasızlığı ile süregiden engellilere yönelik ayrımcı düzenlemelerin ve
uygulamaların sona erdirilmesi ve kamuoyunun bu hususta bilinçlendirilmesi için
tüm kamu kurum ve kuruluşları ile alandaki sivil kuruluşları göreve
çağırıyoruz.
Türkiye
görme engelliler derneği.
|