Avrupa Körler Birliği Tüzük Değişikliği Önerileri

1- Avrupa Körler Birliği Tüzüğünün 1. Maddesinin Resmi Diller Başlıklı 5. bölümünün birinci cümlesi aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.

Avrupa Körler Birliğinin resmi dilleri, Avrupa Körler Birliği üyesi ülkelerin toplam nüfusunun en az %6 nüfusuna sahip ülkelerin resmi dilleridir.

Gerekçe: Avrupa Körler Birliği üyesi ülkelerden sadece dördünün dilinin Avrupa Körler Birliğinin resmi dili olarak kabulü, mantıklı hiçbir gerekçeye dayanmayıp söz konusu ülkelerin Avrupa Körler Birliği içindeki nüfuzu nedeniyle tespit edilmiş gözükmektedir. Bu tutum, her alanda ayrımcılığa karşı mücadele etmeyi benimseyen çağdaş demokrasi anlayışına açık bir aykırılık oluşturmaktadır.  Evrensel insan haklarının tüm dünyada egemen kılınmasını sağlamayı amaçlayan geleneksel Avrupa kültürünün böyle bir ayrımcılığı kabul etmesi olanaksızdır.  Bu nedenle resmi diller sorununun objektif bir kritere bağlanması zorunluluğu vardır. Yürürlükteki AKB tüzüğüne göre Fransa, Almanya, İngiltere ve Rusya’nın dilleri resmi dil olarak kabul edilmiş bulunmaktadır. Avrupa Körler Birliği üyesi ülkelerin toplam nüfusu 2004 yılı itibariyle 825 milyondur. Yürürlükteki tüzüğe göre AKB’nin resmi dilleri olarak kabul edilen ülkelerden nüfusu en düşük olanı 50 milyon ile İngiltere’dir. İngiltere nüfusunun Avrupa nüfusuna oranı yaklaşık %6’dır. Bu durumda Avrupa nüfusunun %6’sı oranında  nüfusa sahip her ülkenin resmi dilinin Avrupa Körler Birliğinin resmi dilleri arasında yer alması adil ve objektif bir kriter olarak kabul edilebilir.

2-AKB tüzüğünün 2.maddesinin 2. bölümünün 2.2 bendine rehabilitasyon sözcüğünden sonra gelmek üzere genel ve ibaresi eklenmiştir.

 Gerekçe: Avrupa Körler Birliğinin yetkileri sayılırken kör ve az görenlerin rehabilitasyonu, mesleki eğitimi ve istihdamı anılmış; genel eğitiminden söz edilmemiştir. Bu durum, büyük bir olasılıkla tüzüğün yazımı sırasında genel eğitim sözcüğünün eklenmesinin unutulması sonucunda ortaya çıkmıştır. Zira, Avrupa Körler Birliği gibi Avrupa düzeyindeki kör ve az görenlerin üst örgütü durumundaki bir kuruluşun rehabilitasyon, mesleki eğitim ve istihdamla uğraşıp genel eğitim sorunlarını yetkilerinin dışında bırakması düşünülemez. Bu nedenle genel eğitimin de AKB’nin yetkileri içerisine alınmasında zorunluluk bulunmaktadır. 

3- AKB tüzüğünün 2. maddesinin 2. bölümünün 2.6 bendinden sonra 2.7 bendi olarak aşağıdaki cümlenin eklenmiş ve bent sıralaması ona göre yeniden düzenlenmiştir.

2.7 Engellilere yönelik ayrımcılıkla mücadele eder; engellilerle ilişkisine bakılmaksızın ayrımcılıkla mücadele eden tüm çevrelerle işbirliği yapar

Gerekçe: 1990’lı yıllardan itibaren ayrımcılıkla mücadele tüm dünyadaki ve Avrupa’daki kör ve az görenlerin gündemine girmiş olmasına rağmen daha önceki yıllarda hazırlanmış olan AKB tüzüğünde bu husus yer almamaktadır. Oysa, Avrupa’nın birçok ülkesinde ayrımcılığı yasaklayan yasal düzenlemeler yapılmış ve ayrımcılığa karşı mücadele kör ve az görenlerin örgütlerinin amaçları arasına girmeye başlamıştır. Bu nedenle Avrupa’daki kör ve az görenlerin örgütlerinin üst örgütü durumunda bulunan AKB’nin tüzüğüne ayrımcılığı almasında zorunluluk bulunmaktadır.

Öte yandan her türlü ayrımcılık aynı toplumsal nedenlerden kaynaklanmakta; ayrımcılığın çeşitli görünümlerine karşı mücadelede dayanışma gereksinimi bulunmaktadır.  Bu nedenle engellilerle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ayrımcılığa karşı mücadele eden tüm kuruluşlarla işbirliği yapmanın AKB tüzüğünde yer alması son derece önemlidir.

4- Avrupa Körler Birliği tüzüğünün 3. maddesinin 2. bölümünün 2.4 bendinin ikinci cümlesine  olacağına sözcüğünden sonra gelmek üzere “tarafların kayıtlı kör ve az gören üye sayısını esas alarak” ibaresi eklenmiştir.

Gerekçe : Ulusal üyelikle ilgili uyuşmazlıklarda bütün yollar denendikten sonra sorunun çözümünün hiçbir kriter konulmaksızın  yönetim kuruluna bırakılmış olması keyfilik yaratabilir ve üye ülkelerdeki kör ve az gören örgütlerinin tatmin olmamasına yol açabilir.  Bu nedenle sorunun nihai çözüm mercii olan yönetim kurulunun üye ülkelerin kör ve az gören örgütlerinin, başka bir değişle ulusal üyelik konusundaki uyuşmazlığın taraflarının kör ve az gören üye sayısını esas alması bir nesnellik ve adalet duygusu yaratacağından tarafların ikna edilmesini de kolaylaştıracaktır.

5-Avrupa Körler Birliği tüzüğünün dördüncü maddesinin 2. bölümünün 2.1 bendi aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.

 

2.1 Ulusal üyeler: Her ulusal üyenin Genel Kurul’a altı delege ile katılma hakkı vardır. Ulusal üyenin delegeleri arasında cinsiyet eşitliği gözetilir.

Gerekçe: Ulusal üyenin delegeleri arasında cinsiyet eşitliği kuralının kesin bir biçimde ön görülmesi, hemen hiçbir ulusal üyenin bu hükme uyamaması sonucunu yaratmaktadır. Böylece çeşitli nedenlerle cinsler arasında eşitliği sağlayamayan ülkeler tüzüğü ihlal eder bir konuma gelmektedirler. Bu çelişkinin ortadan kaldırılması tüzüğün ilgili hükmünün esnek hale getirilmesiyle mümkün olabilir. Ulusal üye delegeleri arasında eşitli zorunlu olmamalı, sadece gözetilen bir husus olarak tüzükte yer almalıdır.

6-Avrupa Körler Birliği tüzüğünün 4.maddesinin dördüncü bölümünün 4.2.4. bendinden sonra 4.2.5 bendi olarak aşağıdaki bent eklenmiş ve sonraki maddeler buna göre yeniden düzenlenmiştir.

 

4.2.5 Üyelerin geciken ödentilerine ve borçlarına uygulanacak faiz oranlarını belirler.

Gerekçe: AKB tüzüğünün 7. maddesinin 2. bölümünün 2.2 nolu bendi gecikme halinde ödemelere uygulanacak faiz oranlarını yönetim kurulu belirlemektedir. Bu ise keyfi uygulamalara ve zaman zaman haksızlıklara; dolayısıyla ulusal üyelerin itirazlarına yol açabilecek bir düzenlemedir. Bu nedenle faiz oranlarının  genel kurul gibi en yetkili bir organca belirlenmesi gerekir. Böylece ortaya çıkacak ölçü, yönetim kurulunca tüm ulusal üyelere eşit olarak uygulanmak zorunda kalacaktır.

7-Avrupa Körler Birliği tüzüğünün beşinci maddesinin 1. bölümünün 1.10 bendi  kaldırılmıştır.

Gerekçe: Bilindiği gibi AKB’ne bağlı ulusal üyelerin delegelerinin en az yarısının kör veya az gören olma zorunluluğu vardır.  Bu oran , yönetim organlarında kör ve az görenlerin ağır basmasını güvence altına almaya yeterlidir. Oysa bizim görenlerle dayanışma halinde çalışmamız, onlara organlarımızda temsil imkanı sağlamamızla mümkün olabilir. Ayrıca, üyelerinin yarısını oluşturma imkanı bulunan görenlerin seçme hakları olup da seçilme haklarının bulunmaması, demokratik ilkelere olduğu kadar dernek üyeliği hukukuna da aykırı düşmektedir.  Bu nedenle Avrupa Körler Birliği tüzüğünün beşinci maddesinin 1. bölümünün 1.10 bendinin kaldırılması gerekmiştir.  

8-Avrupa Körler Birliği Tüzüğünün 6. maddesinin 5. bölümünün 5.2 bendinin birinci cümlesi aşağıdaki gibi değiştirilmiştir.

 

 
5.2 Aday komitesinden bir üye başka bir birime seçilmek istiyorsa aday komitesindeki üyeliğinden genel kuruldan en az 5 ay önce istifa etmek zorundadır.

9-Avrupa Körler Birliği tüzüğünün 7. maddesinin 2. bölümünün 2.2 bendi kaldırılmış ve maddenin bentleri ona göre düzenlenmiştir.

 

Yorum Ana Sayfa
Ana Sayfa