Avrupa Körler Birliği İle 20 Yıl
Emin Demirci
Bu çalışmada körlerle ilgili diğer kuruluşların etkinlikleriyle ilgili hususlar dışarıda tutularak yalnızca Avrupa Körler Birliği’yle ilgili kimi gelişmeler tarihsel akışla olabildiğince özlü şekilde sunulmaya çalışılmaktadır. Diğer kuruluşlarla kesişen konulara da ister istemez yer verilmiştir.
1990 yılında gözlemci sıfatıyla ilk olarak katıldığımız Avrupa Körler Birliği’nin Lizbon’da yapılan 3. Genel Kurulundan bu yana 20 yıl geçti. Geriye dönüp baktığımızda ülkemizle AKB arasındaki ilişkide önemli olmuş kimi tarih ve olayları anımsamak bu ilişkinin neresinde bulunulduğuna ilişkin daha sağlıklı değerlendirme yapma olanağı verecektir. Kuşkusuz böyle bir çalışma, bu, süreci bilenler açısından hatırlatıcılığı, yeni ilgilenenler için de bilgi kaynağı olması bakımından önemli görülmelidir.
1989:
Dünya Körler Birliği Genel Sekreteri Pedro Zurita’nın, Türkiye Körler Federasyonu’nun, Dış İşleri Bakanlığı’nın ayarladığı ve kamu kurumlarına ve vakıflara verilen 5 üyeye karşılık körlerin kendi temsilcilerine 1 delegeverilmiş olmas ına yönelik Tüzük hükmünü hatırlatması üzerine, delegasyonun en az yarısının körlerin temsilcilerinden oluşmasını güvenceye almak üzere, ülkemize ilk ziyareti gerçekleşmiştir. Ankara ve İstanbul’u kapsayan bu gezi sırasında Türkiye Körler Federasyonu’nun sağladığı randevuyla Genel Sekreterin Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol ile görüşmesi sağlandı. Genel müdürler ve kalabalık bir heyetle görüşmeyi gerçekleştiren Bakan’ın talimatıyla 13-15 Mayıs 1991 tarihinde şura kapsamında 1. Özel Eğitim Konseyi toplanmıştır. Bilindiği gibi, bu konsey toplantısının en önemli sonuçları arasında daire başkanlığı düzeyinde yürütülmekte olan özel eğitim faaliyetleri 1992 yılında kurulan Özel Eğitim, Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmeye başlanmıştır. Ayrıca, o zamana kradar sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen körler okulları izleyen yıllarda 16’ya çıkarılmış, birkaç yıl sonra Özel Eğitim konulu kanun hükmünde kararname ve ona bağlı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği yürürlüğe konarak ülkemizdeki özel eğitimin yapısı ve uygulanışında köklü dönüşümler gerçekleştirilmiştir.
1991:
Mesut Yılmaz başkanlığındaki Hükumet kararnamesiyle Türkiye Körler Birliği’ninülkemizi Dünya Körler Birliği’nde temsil yetkisi verilmiştir. Aynı yıl Dünya Körler Birliği Genel Sekreteri ikinci kez ülkemize gelmiş, Ankara ve İstanbul’da çeşitli temaslar gerçekleştirmiştir.
Bu temaslar sonucu Türkiye’ye geleneksel olarak Ortadoğu ülkesi şeklinde bakılmasına karşılık Genel Sekreterin Türkiye’nin bir Avrupa ülkesi olduğu yönünde görüş bildirmesi sağlanmıştır.
1992:
Dünya Körler Birliği’nin Kahire’de yaptığı 3. Genel Kurulu sırasında AKB Başkanı Arne Husveg’e Türkiye’nin üye olmak için hazırlanan dosyası verilmiştir. AKB Yönetim Kurulu aynı yılın Aralık ayında Danimarka’nın Frederischa kasabasındaki toplantısında ülkemiz üyeliğe kabul edilmiş, bir sonraki toplantının İstanbul’da yapılması kararlaştırılmıştır.
1993:
AKB Yönetim Kurulu 27 Şubat 2 Mart tarihlerinde İstanbul’da toplanmıştır. Bu toplantıda Emin Demirci Dünya Körler Birliği bünyesindte faaliyet gösteren Louis Braille Müzesi’ni korumak ve geliştirmekle görevli komisyona Avrupa’dan istenen temsilci olarak bildirilmişse de, bu komisyon daha sonra lav edildiği için çalışmalar neredeyse başlamadan sona ermiştir.
1993:
AKB 4. Genel Kurulu Polonya’nın Ustron Kasabasında yapılmış, bu genel kurula Türkiye Körler Federasyonu ve Türkiye Körler Vakfı 1’er temsilciyle katılmıştır.
1994:
Emin Demirci AKB Sosyal Haklar Komisyon üyeliğine atanmış, Demirci bu görevi 2007 yılına kadar istikrarlı şekilde sürdürmüştür. Bu çalışmalar sırasında ilk olarak kabul tarihi 1993 Aralık ayı olan Birleşmiş Milletler Özürlülere Yönelik Fırsatların Eşitlenmesi Konulu Standart Kurallar belgesi Türkiye gündemine sokulmuş, ancak bu kuralların bağlayıcılığı olmadığı görülünce uluslar arası yaptırımı olan bir sözleşmenin gerekliliği daha iyi anlaşılmıştır.
Komisyon ilerleyen yıllar içerisinde ülkelerdeki sosyal hakların durumunu yakından izleyebilmek için Hermes adı verilen bir ağ oluşturmuş, 6 ayda bir “Messenger” adlı bir bülten yayımlamıştır. Standart Kurallar ve sonraki süreçte BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin hazırlanış ve yaygınlaştırılması konusunda sürekli çalışmıştır.
1994:
Rusya Körler Birliği’nin daveti üzerine Federasyonumuz’u temsilen bir heyet bir hafta süreyle Moskova ve Petersburg şehirlerini kapsayan bir inceleme gezisi yapmışlardır.
Aynı yıl Romanya’da yapılan AKB üye ülkelerinden Balkan bölgesine giren ülke körler örgütlerinin katıldığı Balkan Danışma Komite toplantısına Federasyonumuz ilk olarak gözlemci statüsüyle davet edilmiş ve toplantı sırasında üyelik gerçekleşmiştir. 1991 yılında oluşturulan Balkan Danışma Komitesi’nin protokola göre üç yıllık ilk Başkanlığı’nı Bulgaristan üstlenmiş, Romanya toplantısında başkanlık Yunanistan’a geçmiştir.
1995:
Sosyal Haklar Komisyonu İstanbul’da toplanmıştır. Federasyonu temsilen bir heyet İsveç’te yapılan kadın konferansına katılmıştır.
1996:
AKB 5. Genel Kurulu İtalya’nın Sicilya adasında yapılmış, Arne Husveg başkanlığı bırakmış, yerine İngiltere’den yargıç Sir John Wall seçilmiştir. Genel Kurulda, üç ay önceki Dünya Körler Birliği’ne sunduğumuz bağlayıcılığı olan bir uluslar arası sözleşme konusu bu genel kurulun da kararları arasında yer almıştır. Böylece temel olarak üyesi bulunduğumuz Sosyal Haklar Komisyonu AKB adına bu çalışmalarda ilerleyen yıllar içerisinde aktif olarak çalışmıştır.
1997:
Sosyal Haklar Komisyonu’ndaki üyeliğe ek olarak Kadın Komisyonu’na Hikmet Özer, Kültür Komisyonuna Halil Köseler üye olmuşlardır. Federasyonumuz’dan bir heyet ikinci kez Rusya ziyareti gerçekleştirmiştir.
1998:
AKB İtalya Genel Kurulu sırasında ilişki kurulan Görme Özürlü Çocukların Eğitimi Uluslar Arası Konseyin Avrupa Bölge Başkanıyla işbirliği içinde Ankara’da bir Eğitim Konferansı düzenlenmiştir. 200’e yakın katılımcının yer aldığı bu konferansın sonuçları bir kitap halinde yayımlanmıştır.
Aynı yıl Kadın Komisyonu Ankara’da, Kültür Komisyonu ve Balkan Danışma Komitesi İstanbul’da toplantılarını yapmışlardır.
Aynı yıl AKB Sosyal Haklar Komisyonu’nun İtalya’da düzenlediği Hermes Ağ Görevlileri 1. Eğitim Seminerine Türkiye’den Turhan İçli yürütülen haklar mücadelemizi anlatan bir sunumla katılmıştır.
1999:
Balkan Danışma Komitesi’nin Sofya’da yapılan toplantısında Yunanistan’dan sonra 1997’de başkanlığı üstlenen Romanya’nın üç yıllık dönemi tamamlamadan başkanlıktan ayrılması üzerine Türkiye Balkan Danışma Komite başkanlığına seçilmiştir. Aynı yıl yaşanan Marmara depremi, Federasyon’un 2000 yılındaki Dünya Körler Birliği’ne temsilci gönderemeyecek kadar maddi olarak kötü duruma düşmesi yetmiyormuş gibi 2001 yılında yaşanan ekonomik kriz ülkemizin bu komite başkanlığında etkili olamamasına neden olmuş, etkili olamadığımız bir görevde bulunmanın yarardan çok zarar getireceği defalarca dönemin Uluslar Arası İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Salahattin Yener’e söylendiği halde istifa edilmemiştir. 2001 yılında yapılması gereken yıllık komite toplantısı yapılmamış, böylece oluşturulduğundan bu yana atlanmış tek yıllık komite toplantısınnın Türkiye’nin başkanlığında olduğu kayıtlara geçmiştir. Bunun üzerine 2002 yılında Türkiye’nin hazır bulunmadığı bir komite toplantısı Romanya’da gerçekleştirilmiş ve başkanlık Kıbrıs Rum Kesimi’ne verilmiştir. Daha sonra başkanlık sırayla 2005 yılında Arnavutluk’a, 2008 yılında Monte Negro’ya geçmiştir. 1999:
AKB 6. Genel Kurulu Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’ta toplanmış, delegelerimizce bir uluslar arası sözleşme ihtiyacı genel kurulda dillendirilmiştir.
2000:
2003 yılına kadar görev yapacak AKB Eğitim Komisyonu’na Halil Köseler, Gençlik Komisyonuna Arzu Şenyurt ve Yaşlılar Komisyonuna Gültekin Yazgan atanmış, ancak bu komisyonların bazı toplantılarına ve düzenlenen konferanslara katılınmamıştır. O dönemden bu yana adı geçen komisyonlara ülkemizden üye verilmemiştir.
2002: Sosyal Haklar Komisyonu İtalya’da 2. Hermes Ağ Görevlileri Eğitim Semineri düzenlemiş, bu seminerde ağırlıklı olarak hazırlıkları süren Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesine temel oluşturacak körler ve az görenlerle ilgili öncelikler belirlenmiştir.
2003:
AKB 7. Genel Kurulu Atina’da yapılmış, John Wall’un aday olmaması üzerine yine İngiltere’den bu kez Prof. Lord Colin Low seçilmiştir. Sonraki gelişmelerden Lord Low(un Türkiye’ye yakın bir politika izlediği görülmüştür.
Genel Kurul sırasında toplanan Balkan Komite toplantısında Komite ile yaşanan sorunların görüşülmesi talebimiz kabul görmeyince toplantı delegasyonumuz tarafından terk edilmiştir.
2004: AKB Sosyal Haklar Komisyonu İstanbul toplantısı
2005:
AKB 8. Genel Kurula ev sahipliği yapmak üzere bu genel kurulun Antalya’da yapılabileceğine dönük bir plan hazırlanarak teklifimiz AKB Başkanlığına iletilmiştir.
2006:
Ankara’da Avrupa Körler Birliği başkanı ve yetkililerinin konuşmacı olarak katıldığı AB fonuyla 200 kişinin katıldığı bir Avrupa mevzuat sempozyumu düzenlenmiştir. Dış İşleri Bakanıyla görüşülerek Hükumetten parasal destek sağlanmış ve AKB 8. Genel Kurulun Antalya’da yapılması kararlaştırılmıştır.
2007:
Nisan ayı içinde İstanbul’da İSKİ tesislerinde yaklaşık 60 kişiye üç gün süreyle Avrupa Körler Birliğiyle ilgili eğitim semineri verilmiştir.
Federasyon Hukuk Komisyonu AKB tüzüğünü inceleyerek 8 maddeden oluşan bir tadilat öneri paketi hazırlamış, öneriler bir sonraki dönemin Tüzük Komitesi’ne sunulmuştur.
AKB 8. Genel Kurulu Ekim ayı içinde Antalya’da gerçekleştirilmiş, Yönetim Kurulu’na Emin Demirci seçilmiştir. Genel Kurul sırasındaki Gençlik çalışması için AB’den fon sağlanmıştır. Genel Kurul faaliyetleri, gençlik, kadın ve yaşlılık forumları sırasında toplam 105 yerli katılımcının bir hafta süreyle Avrupa’dan gelen körler örgütü yönetici ve uzmanlarıyla aynı mekanda bulunma ve temas kurma olanağı sağlanmıştır.
2008:
AKB önderliğinde İtalya, Almanya ve Türkiye Nesiller Arası Bilgi ve Deneyim Alış-Verişi Avrupa Model Geliştirme Projesine başlanmış, önce eğiticiliği kabul eden Halil Köseler’in, Paris’te katıldığı seminerden sonra görevi kabul etmediğini belirtmesi üzerine yerine Şule Sepin getirilmek durumunda kalınmıştır. Böylece projenin Federasyonumuza düşen eğitim kısmı el yordamıyla yürütülmek zorunda kalınmıştır.
2009:
O yılın kabartma yazıyı bulan Louis Braille’in 200. doğum yıldönümü olması nedeniyle AKB üyesi ülkelerde düzenlenen kompozisyon yarışmalarının benzeri Federasyonumuz öncülüğünde ülkemizde de yapılmış, seçilen 5 kompozisyon AKB Paris Ofisine gönderilerek değerlendirilmesi sağlanmış, bunlardan birisi gençlik kategorisinde para ödülüne layık görülürken, bir diğeri mansiyonla ödüllendirilmiştir.
2010:
Seçilen kompozisyonlar ve diğer ülkelerden seçilen kompozisyonlardan oluşan bir kitap yayımlanmıştır.
Aynı yıl AKB desteğiyle ve Türk Tanıtma Fon kaynaklarıyla 200’e yakın izleyiciyle Uluslar Arası Kör ve Az Görenlerin Mesleki ve Teknik Eğitim Sempozyumu gerçekleştirilmiştir.
Aralık ayında Avrupa Konseyi tarafından düzenlenen Konsey’in 2006-2015 yılları arasında uygulayacağı Özürlülük Eğlem Planı ara değerlendirme konferansına AKB Başkanı adına katılan Demirci AKB Yönetimine sunulak üzere bir rapor hazırlamış, aynı konferansta ele alınan ve 2006 yılından bu yana ülkemizde sorun olan kısaca Sağlık Kurulu Yönetmeliği adı verilen yönetmeliğin değiştirilmesi konusunda girişimlerde bulunulmuştur. Yönetmeliğin şu an uygulanan esnetilmiş şeklinin konferanstan bir kaç gün sonra 17 Aralık’ta yayınlanmış olması dikkat çekicidir.
2011:
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin temel aldığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ayırımcılık başlıklı 14. maddedeki kategorilere özürlülük ibaresinin ekletilmesi konusunda bir çalışma yürütülmektedir. Avrupa Konseyi Parlamenter Asamble üyesi Sn. Lokman Ayva bu meyanda bir önerge hazırlığı içindedir. AKB Başkanı, içinde bulunduğumuz günlerde önergenin gerekçesini hazırlamaktadır.
Sonuç olarak şunlar söylenebilir:
20 yılın ilk yarısında komisyonlar düzeyinde daha yoğun çalışıldığı, ikinci on yılda AKB yönetimiyle kurulan daha yakın ilişkilerin bize Avrupa çapında genel anlamda politika belirleme olanağı verecek konumlar ve olanaklar sağladığı görülecektir. Avrupalılar tarafından son derece başarılı bulunan Antalya Genel Kurulu’nun sağladığı rüzgarın, azalsa da daha bir süre yelkenimizi şişirmesi beklenebilir. Bu rüzgardan daha verimli yararlanılabilmesinin önemi, ilk on yılın tersine ülkemize yönelik ön yargılar ve tarihsel olumsuz görüşlerin yıkıldığı son on yılın AKB başkanının 2011 Danimarka Genel Kurulunda görevi Türkiye bakımından daha muhafazakar bir başkana bırakacağı gerçeği karşısında kazanılmış mevziilerin korunması bakımından dikkate değer bir unsur olacağı kanısındayız.
Bu gerçeklik, değerlendirilmek üzere sunduğumuz AKB Tüzük tadilat önerilerimizin hepsine şerh konmuş olması, AKB’ye şekil veren geleneksel çevrelerin ağırlığının artması karşısında daha da anlamlı bulunabilir.
Ana çizgilerine yer verdiğimiz ilişkilerimizin tezahürü çerçevesinde geleceğe dönük gerçekçi ve sonuç alıcı yaklaşımlar ve politikalar izlenmesi AKB ile sancılı yürümüş, ancak son yıllarda daha olumlu hale gelmiş ilişkilerimizin geleneksel tutucu yaklaşıma karşılık gelişip güçlenmesine hizmet edeceği muhakkaktır.
|