![]() |
"Benim de dinlendiğim ortaya
çıktı..." |
Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan, yargıda telekulak iddialarıyla ilgili Olarak, "Eğer
yargının ilgili kurumlan ve yetkilileri mahkemelerin vermiş olduğu kararları
tanımıyorsa burada yanlış yaklaşım tarzının kime ait olduğunu çok açık, net
görüyoruz. Öncelikle yargının temsilcileri, mensupları bu noktada mahkemelerin
vermiş oldukları kararları kendilerinin uymaları gerekir. Bizden her zaman
bunlar nasıl bekleniyorsa, kendilerinin de aynı şekilde buna uymaları gerekir"
dedi.
Başbakan
Erdoğan, Bilkent Otel'de düzenlenen 4. Özürlüler Şurası’ndan ayrılışında gazetecilerin
sorularını cevaplandırdı. Erdoğan, yargının yargıyı dinleme iddiaları ve cumhuriyet
başsavcısının dinlemeleri siyasi olarak değerlendirip, inceleme başlattığı
yönündeki haberlerin sorulması üzerine şunları söyledi:
"Böyle bir adım atıldığını bilmiyorum. Bu konuda bana
ulaşan bir şey yok. Ben de sizlerden duyuyorum. Bir defa devlet tüm kurum ve
kuruluşlarıyla çalışır. Anayasada ve yasalarda belirlenen ne ise o noktada
adımlar atılır. Şu anda yürütmenin attığı adımlar vardır. Bunların hiçbiri
yasaya aykırı bir adım değildir. Herhangi bir mahkeme kararı olmadan atılan
bir adım söz konusu değildir. Eğer yargının ilgili kurumları ve yetkilileri
mahkemelerin verdiği kararları tanımıyorsa, burada yanlış yaklaşık tarzının
kime ait olduğu açık net görüyoruz. Öncelikle yargının temsilcileri, mensuplarının
öncelikle mahkemelerin verdiği kararlara kendilerinin uymaları gerekiyor.
Bizden her zaman bunlar nasıl bekleniyorsa, onların da aynı şekilde buna
uymaları gerekir. Bakınız şahsımla alakalı, ki geçenlerde ortaya çıktı. 6 aya
yakındır beni de hiçbir mahkeme karan olmadan dinledikleri ortaya çıktı,
kimlerin dinlediği ortaya çıktı. Bununla ilgili yine bir yargı süreci var.
Bütün bunlar açık ortada ve yargının mensupları da bunu şimdi itiraf ediyorlar.
“Evet” diyorlar, bu ülkede başbakan dinlendi. Tüm bu gerçekler ortadayken
nasıl olup da kalkıp benim partimle ilgili böyle bir yakıştırmayı yaparlar;
bunu çok çirkin bulurum.
Kimse
böyle bir yasa dışı uygulamayı yakıştırma hakkına sahip değildir. Kaldı ki bu
partinin zaten bir görevi değil. Şu anda hükümet olarak iş başında olan
devletin kurumlarıyla biz çalışma süreci içinde olan yürütmenin atmış olduğu
adımlardır. Bu da hukuk içerisindedir, hukuk dışında herhangi birşey söz
konusu olamaz."
Başbakan
Erdoğan, CHP’li Kemal Kılıçdaroglu'nun, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur
Öymen'in Dersim açıklamasıyla ilgili Tunceli’de yaptığı açıklama ye istifa
çağrısının hatırlatılması üzerine. "CHP Genel Başkan Yardımcısının, Genel
Başkanı huzurunda, Alevi vatandaşlarımın, kardeşlerimin huzurunda, tüm parlamentoda
ve tüm Türkiye'de ekranları başında izleyenlerin huzurunda Dersim katliamının
bugün tekrarının talep etmesi ve bunun üzerinde ısrarla durması, hatta ve hatta
ertesi gün yaptığı açıklamalarda bunu kendine göre kuvvetlendirici bazı
ifadeler kullanması, yani battıkça battığının çok açık bir uygulamasıdır. Bu
tabii CHP zihniyetinin bugüne kadar olan tutarsız yaklaşımlarının en açık, en
net ifadesidir. Bunlar şecaat arz ederken sirkatin söylemişlerdir ve açıkça
ortaya çıkmışlardır. Şu anda kendilerini gizleyecek hiçbir yanları
yoktur" dedi.
Cumartesi günü CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın
konuşmasında demokratik açılım süreciyle ilgili olarak, milli birlik ve
kardeşlik projesiyle ilgili açıklamalarına da değinen Erdoğan, "Bunlar
milli birlik istemiyor, bu ülkede kardeşlik istemiyorlar. Biz ise bu ülkede
ırkı, dini, dili ne olursa olsun bütün 72 milyonun birliğini, kardeşliğini istiyoruz.
Ama ne altında? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı altında? Ne altında? Tek
bayrağımız altından tek devlet, tek millet altında. Çünkü millet kavramını biz
tüm etnik unsurların bir arada yaşadığı, Resmi dil olarak Türkçe’den başka
dil asla tanımıyoruz. Herkesin ana dilini rahatlıkla da konuşabileceği bir
yapının oluştuğu vatan toprakları olarak görüyoruz. Bu noktada rahat olacağız,
birbirimize güveneceğiz. Kimse demokrasiden korkmasın" diye konuştu.
Burdur
Yusufça'da yapılan belediye başkanlığı seçim sonucuyla ilgili olarak da
Erdoğan, "Gördüğünüz gibi yüzde 47 küsür oyu AK Parti aldı. Halbuki
bir Başbakan, bir genel başkan olarak ben Yusufçal ya gitmedim. Ama
kendileri bütün çevredeki belediye başkanlarını da yanına alarak Yusufça' ya
gittiler. Onlar da yüzde 20 ile 3'ncü parti oldular. Saadet Partisi yüzde 28
oyla ikinci parti oldu. Halkımın kimi nasıl değerlendirdiği çok açık net
görüyoruz ve bu anlayışla bu yola devam etmeleri ülkemde birliğe beraberliği
katkı sağlamak, tersine zarar verir. Ama milletim de gereken dersi her zaman
her yerde kendileri verir" dedi.
Üçüncü
ihbar mektubunun kendisine de gönderildiği yönündeki haberlerin hatırlatılması
üzerine ise Başbakan Erdoğan, "Bana gelmiş herhangi bir CD ya da mektup
söz konusu değil. Bugün özel kalemime de sordum, herhangi birşey bize gelmiş
değil" şeklinde konuştu.
Açıklanan
işsizlik rakamlarının hatırlatılması üzerine ise Başbakan Erdoğan, işsizlik artış
oranlarında, en az artış gösteren ülkenin Türkiye olduğunu belirterek, bunu
düşürmek i rum. Kimse böyle bir yasa dıçin tedbirler almaya devam edeceklerini
söyledi.
Öte
yandan Başbakan Erdoğan'ın şura çıkışında tartışmalar da yaşandı. Başbakan
Erdoğan'ın konuşmasını yapmasının ardından Özürlüler Şurasına ara verildi. Bu
sırada salon dışında Başbakan Erdoğan'ın soruları cevaplandırması için
bekleyen basın mensuplarının yanına gelen Engelliler Federasyonu Başkanı Turhan
İçli, Şurada protokol konuşmalarında sivil toplam örgütleri olarak kendilerine
söz verilmediğini söyleyerek basın açıklaması yapacağını söyledi. Bu sırada
Başbakanlık korumaları, Başbakan Erdoğan'ın soruları cevaplamak için gelmekte
olduğunu söyleyerek, İçli'yi salonun arka kapısından çıkardı. İçli'ye tepki
gösteren ve İçli'yi destekleyen engellilerin tartışmaları nedeniyle yaşanan
tartışma nedeniyle Başbakan Erdoğan bir süre gazetecileri duyamadı. Birkaç
dakika gürültünün azalmasını bekleyen Başbakan Erdoğan, yoğun gürültü nedeniyle
gazetecilerden soruları tekrar etmelerini İstedi,
Başbakan Erdoğan'ın soruları cevaplandırmasının ardından
bazı Engelliler Federasyonu üyeleri Turhan İçli'nin korumalar tarafından alıkonulduğunu
iddia etti. Başka sivil Toplum örgütü üyeleri de federasyon üyelerine şov yaptıkları
gerekçesiyle tepki gösterdi.
|